Akbank’ın kredi kartı aidatı uygulamasıyla ilgili yaşadığım durumdan son derece rahatsızım. Bankanın adeta “fark edersen iade ederiz, fark etmezsen bizde kalır” mantığıyla hareket ettiğini düşünüyorum. Müşteriden habersiz, oldubittiye getirir gibi ekstreye yansıtılan kart ücretlerinin kurumsal bir bankaya yakışmadığını ve bankacılık etiğiyle bağdaşmadığını belirtmek istiyorum.
Bu uygulama, bir hizmet bedelinden çok şansa dayalı bir oyuna benziyor. Ekstresini her ay kalem kalem kontrol etmeyen müşterinin parasının sessizce çekilmesi, dikkat etmeyenlerin kaybettiği bir düzen izlenimi veriyor. Müşteri itiraz edip fark ettiğinde ise “tamam, iade edelim” denmesi, aslında bu ücretin alınması için gerçekten haklı ve şeffaf bir gerekçe olmadığını gösteriyor. Müşteriye açık ve net bir bilgilendirme yapılmadan, bu şekilde kesinti yapılması şeffaflık ilkesini zedeliyor.
Bir bankanın büyüklüğünün, müşterisinin cebindeki küçük tutarlara kadar uzanmasıyla değil, verdiği güvenle ölçülmesi gerektiğine inanıyorum. “Yakalarsan iade, yakalamazsan kâr” anlayışını kabul etmiyorum ve bu yaklaşımı açıkça eleştiriyorum. Müşterinin sadece bir gelir kalemi gibi görülmesi, kendi parasının peşinde dedektiflik yapmak zorunda bırakılması son derece üzücü ve yıpratıcıdır.
Ben, hakkım olmayan bir bedelin iadesi için uğraşmak zorunda kalmak istemiyorum; hakkım olanın “hataen” ya da “otomatik” gerekçeleriyle hesabımdan çekilmesini değil, açık, net ve dürüst bir bankacılık anlayışı talep ediyorum. Akbank’ın bu uygulamasını gözden geçirerek hem benden tahsil edilen kart aidatını iade etmesini hem de benzer mağduriyetlerin önüne geçecek şekilde daha şeffaf bir politika benimsemesini istiyorum.
Yorumlar