Baz İstasyonu Tahliyesinde Gecikme Nedeniyle Mağduriyet

Kiracı Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. ile aramızda akdedilmiş olan baz istasyonu kira sözleşmesinin bitiş tarihi 01.09.2025’tir. Söz konusu sözleşmenin 3. maddesi gereğince kira fesih ihtarnamesi 25.02.2025 tarihinde noter kanalıyla gönderilmiş ve aynı tarihte e-tebligat yoluyla Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş.’ye ulaştırılmıştır.
Baz istasyonunun kurulu olduğu yer, Mersin ili Silifke ilçesi Atakent Mahallesi sınırları içerisindedir. 01.09.2025 tarihinde şirket yetkilileri ile yapılan görüşmede, kiralananın tahliye edileceği sözlü olarak beyan edilmesine rağmen, sözleşmenin 18. maddesi uyarınca öngörülen 60 günlük tahliye süresi 30.10.2025 tarihinde dolmuş olmasına karşın kiralanan hâlâ tahliye edilmemiştir.
Kiracıya, sistemlerin sökümü sırasında oluşabilecek izolasyon problemleri nedeniyle yağışlar başlamadan tahliye ve tadilat işlemlerinin tamamlanması gerektiği defalarca bildirilmiştir. Buna rağmen, tahliye süreci uzatılmış ve kış aylarına girdiğimiz bu dönemde hem mevcut hem de ileride ortaya çıkabilecek hasar ve zarar riski ciddi şekilde artmıştır. Bu süreçte ve sonrasında meydana gelebilecek her türlü hasar ve zarardan kiracının tamamen sorumlu olduğunu özellikle belirtmek isterim.
Turkcell’den, kiralananın ivedilikle tahliye edilmesini, tahliyedeki gecikme nedeniyle oluşan kira ve diğer zararlarımın tazmin edilmesini ve gecikmeye bağlı olarak özellikle yağış ve hava şartlarından kaynaklanacak tüm tadilat ve onarım masraflarının eksiksiz karşılanmasını talep ediyorum.
Değerli Müşterimiz, Talebinizle ile ilgili inceleme yaparak en kısa sürede size bilgi vereceğiz. Saygılarımızla, Turkcell

Sözleşme bitim tarihi üzerinden zaten 85 gün geçmiş durumda, en kısa sürede döneceğinizi yazmışsınız. Başarılı yaklaşım göreceğiz.

Turkcell çağrı merkezinden bir hanımefendi tarafından arandım; ancak görüşmede yalnızca “ilgili birime ileteceğim” şeklinde bir dönüş aldım ve somut hiçbir çözüm sunulmadı. 27 Kasım’da, aceleyle istasyonu sökmek amacıyla bir ekip gönderildi. Kendilerine, mahkeme yoluna başvurduğumuz için vekâlet ücreti, arabuluculuk ücreti, ilgili tarih için yaklaşık üç aylık kira bedeli ve tahliye sonrası tadilat taahhüdü yerine getirilmeden söküm işlemi yapamayacaklarını ilettim. Bunun üzerine gelen taşeron ekip, şirket avukatlarının bizim avukatımızla görüşmek istediğini söyledi. Asıl amaçlarının tahliye değil, işgale devam edebilmek için zaman kazanmak olduğu açıkça anlaşılıyordu. Avukatlar görüştüğünde yine hiçbir ilerleme olmadı. Ciddiyetten uzak, gerçeklikten kopuk bir teklif sundular. Ayrıca bu platformda paylaştığım şikayetten rahatsız olduklarını iletmişler. Kendileri, yasal 60 günlük tahliye süresi olduğu gerekçesiyle bu iki aylık döneme ilişkin kira ödemeyeceklerini, yalnızca sürenin aşılması halinde doğacak bir aylık kira bedelini ödeyebileceklerini belirttiler. Buna ek olarak, “5 yıllık kiranızı peşin ödeyelim” şeklinde, yine kabul edilebilirlikten uzak ve komik düzeyde sözde bir teklif sundular. Avukatım, 60 günlük tahliye süresinin kendilerine tanınmış bir taşınma hakkı olduğunu, ancak bu sürenin kira ödeme sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını açıkça ifade etti ki zaten tahliye gerçekleşmedğinden 3 aydır işgalci konumundalar. Bu teklifin gerçek bir uzlaşma teklifi olmadığı son derece açıktı. Biz tahliye talebimizi tekrar ettik. 28 Kasım Cuma günü arabuluculuk görüşmesinde uzlaşma sağlanamadı ve süreç noktalandı. Biz de tahliye talebimizi yinelerek yargı yoluna devam edeceğimizi beyan ettik. Karşı tarafın sunduğu teklifler uzlaşma değil, zaman kazanmaya yönelik oyalayıcı adımlardır. Türkiye’nin köklü markalarından biri olan Turkcell’in çalışma partnerlerine karşı sergilediği bu yaklaşım kabul edilebilir değildir. Yirmi yıl boyunca, yasal dayanaklarla (kira artış oranının %25'i geçemeyeceğine dair düzenlemeyle) TÜİK artış oranlarının bile çok altında, son derece düşük kira artışlarıyla partnerlerini sömüren bir şirketin, yollar ayrılmak istendiğinde bu kez farklı yöntemlerle mağduriyet yaratmaya çalışması, kurumsal duruşla bağdaşmamaktadır. Partnerlerini yalnızca hukuki süreçlerin zorluğundan çekindikleri için mağdur etmeye devam eden bir marka profili görmek üzücüdür.

Biz sözleşme ve kanunlara dayanarak her türlü yükümlülüklerimizi yerine getirdik ve sözleşmeyi yasal olarak fesih ettik. İşgal niteliği taşıyan bu durumun derhal son bulmasını talep ediyoruz.
Merhaba Eralp Bey, 28.11.2025 tarihinde yaptığımız görüşmeye istinaden ilgili ekibimiz tarafından sizinle iletişime geçilmesini sağladık. Bize zaman ayırdığınız için teşekkür eder, iyi günler dileriz. Her türlü bilgi ve yardım talebiniz için Turkcell uygulamasını kullanabilirsiniz. Saygılarımızla, Turkcell

Turkcell İletişim Hizmetleri a. Ş., kiralanan mülkte işgale devam etmektedir. Tahliyeye ilişkin süreç, mahkeme kanalıyla hukuki mücadele tarafımızca kararlılıkla sürdürülmektedir.













Bende aynı problemleri yaşıyorum. Yasal süreç hakkında bilgi verirseniz sevinirim. Mail adresim *********************