İstanbul İkitelli’de yaklaşık 3 yıllık çamaşır makinem için Arçelik yetkili servisini çağırdım. Arçelik’ten iki farklı yetkili servis geldi; bunlardan ilki benden parça ücretinin tam net olmadığını ama en fazla 5000 gibi bir masrafı olduğunu, LED göstergenin bulunduğu ekran kartının yandığını belirtti. Parça siparişini verdik ancak birkaç gün sonra yetkili servis tarafından bir kişi tarafımıza yönlendirilmişti. Eski ekran kartının yerinde olmadığını görünce bize "Eski kart neden yerinde değil? Nerede bu eski kart?" sorularını sordu. "Eski kartı getirmezseniz ben bunu tamir etmem, yarın tekrar geleceğim; geldiğimde kartı yerinde görmem lazım" diye saçma bir yaklaşımda bulundu. Bu arada elinde yeni (! ) getirdiği ekran kartı ise aslında çıkma parçaydı; üzerinde ne bir jelatin, ne bir barkod vardı, elinde sallayarak bir kart getirmişti. Makinenin arkasını açıp kablolarını güçlükle çekiştirip evden çıktığında makinemden bir parça daha söküp öyle evi terk etti.
Müşteri hizmetlerini arayıp yarın bu kişinin değil, ilk gelen servis yetkilisinin gelmesi yönünde talep oluşturdum.
Birkaç gün sonra kendi içlerinde görüşüp anlaşmış olacaklar ki ilk gelen arkadaş gelmek istemedi, bir gün hastalandı, diğer gün gelmeden 10.000 TL gibi bir masrafı var dedirtti.
İsterseniz geliriz, yok ödemeyecekseniz hiç gelmeyelim tarzı bir konuşma yapıldı; olayı anlatınca da bize hizmet yok diyerek telefon kapatıldı :)
3.000 TL lik masraf hızla 10.000 TL’ye çıktı.
Arçelik demek yenilik demek.
Bu tür davranışların müsaade edilmemesini, haksızın korunup müşterinin kaderine terk edilmesini görmek çok ama çok üzücü bir durum. Evimize yıllardır beyaz eşya aldığımız markadan bu tür davranışların yaşanmasına son verilmesi için gerekli çalışmaların yapılmasını istiyorum. Benim başım, ağzım, dilim yandı, sizin yanmasın.
Yorumlar