Türk Telekom’da Elektrik Kesintilerinde Mobil İnternet Kesilmesi Ve Yedek Güç Eksikliği
2018’de Polatlı’ya taşındığımdan beri Türk Telekom mobil hattı kullanıyorum. Normal zamanlarda bile şehrin merkezinde taahhüt edilen hızı alamazken, düzenli fatura ödeyen bir müşteri olarak aldığım hizmeti açıkça “ayıplı hizmet” olarak değerlendiriyorum. Paranın karşılığını alamadığım gibi, özellikle kriz anlarında yaşadığım mağduriyet artık tahammül sınırlarını aşmış durumdadır.
Asıl büyük sorun elektrik kesintilerinde ortaya çıkıyor. Çevremde elektrikler kesildiği anda Türk Telekom mobil internet hızı adeta kasıtlı bir bant daraltmaya uğramış gibi çöküyor. Yanımdaki diğer operatör kullanıcıları kesintisiz iletişim sağlarken, Türk Telekom aboneleri olarak biz resmen çağ dışı kalıyoruz. Kriz anında dünyadan koparılmak, bir iletişim operatörü için kabul edilebilir bir durum değildir ve bu, kamu güvenliği açısından da ciddi bir risk oluşturmaktadır.
Müşteri hizmetlerini arayıp durumu ayrıntılı şekilde anlattım. Oradaki çalışanlara şahsi bir tepkim olmadığını, asıl tepkimin şirketin tepe yönetimine olduğunu özellikle belirttim. Buna rağmen bana verilen açıklama “Baz istasyonları elektrikle çalışıyor, kesinti normal” şeklinde son derece yetersiz ve kaçamak bir cevap oldu. Baz istasyonlarında neden jeneratör veya akü vb. Yedek enerji altyapısı olmadığı soruma ise elektrik şirketini işaret ederek yanıt verdiler. Elektrik şirketiyle yaptığım görüşmede ise, yedek enerji altyapısının tamamen operatörün sorumluluğunda olduğu açıkça ifade edildi. İki kurumun birbirine top atarak sorumluluktan kaçması, kurumsal ciddiyetsizlik örneğidir.
Türk Telekom, milyonlarca lirayı “kesintisiz iletişim” temalı reklam kampanyalarına ayırıp imaj satarken, en temel görevi olan altyapıya aynı özeni göstermemektedir. Türkiye pazarındaki konumuna ve alternatiflerin kısıtlanmasına güvenerek “nasılsa bize mecburlar” anlayışıyla hareket edilmesini asla kabul etmiyorum. İlk elektrik kesintisinde iletişimin çökmesine razı değilim; bu durum, hem müşteri memnuniyeti hem de toplumsal güvenlik açısından ciddi bir sorundur.
Net taleplerim şunlardır: Öncelikle, yaptığım müşteri hizmetleri görüşmesindeki kayıtların üst yönetim tarafından incelenmesini ve bana yazılı bir geri dönüş yapılmasını istiyorum. Ayrıca Ankara Polatlı bölgesindeki baz istasyonlarına ne zaman jeneratör veya akü takviyesi yapılacağına dair, ezber ve genel geçer cümleler değil, Polatlı’dan sorumlu bölge müdürlüğü tarafından somut, teknik ve tarih içeren bir açıklama talep ediyorum. Konuyu CİMER üzerinden BTK’ya da taşıdığımı, yani resmi mercilere ilettiğimi özellikle belirtmek isterim. Türk Telekom’dan, reklamda vaat ettiği “kesintisiz iletişim” i sağlamak için altyapı yatırımlarını ivedilikle yapmasını ve işini ciddiyetle yerine getirmesini bekliyorum.
İlgili hattım faturalı olup 551 ile başlayan numaram üzerinden bu sorunları yaşamaktayım.
Şikayetim üzerine Türk Telekom’dan tarafıma iletilen SMS tam bir kurumsal oyalama ve baştan savma sanatıdır. Bana "Bulunduğunuz bölgede mümkün olan en kısa sürede yeni baz istasyonu kurma planımız olduğunu memnuniyetle bildirmek isteriz" şeklinde bir mesaj atarak akıllarınca sorunu çözmüş gibi yapıyorlar. Bu trajikomik cevap, aslında dün dile getirdiğim altyapı yetersizliğinin ve şebeke kapasitesi fiyaskosunun net bir kurumsal itirafıdır. Ancak çözüm diye sundukları şey asıl sorunu tamamen ıskalamaktadır. Türk Telekom yönetimine şu net soruları soruyorum ve acil cevap bekliyorum: 1. Ucu Açık Vaatlerle Kimi Oyalıyorsunuz? "Mümkün olan en kısa süre" ne demektir? Bu istasyonun bütçelendirilmiş, projelendirilmiş net tarihi nedir? Hangi ay veya hangi yılın kaçıncı çeyreğinde kurulacaktır? Tüketiciye ucu açık, hiçbir yasal bağlayıcılığı olmayan kelime oyunları yapmayı bırakın. 2. Yeni İstasyonunuz Elektriğe Bağışıklı mı Olacak? Benim asıl şikayetim, bölgede elektrik kesildiği an mevcut baz istasyonunuzun yedek enerji (endüstriyel akü/UPS) sistemlerinin yetersizliği yüzünden şebekenin tamamen felç olmasıdır. Kurmayı planladığınız o yeni istasyon elektrik kesintilerine karşı dayanıklı mı olacak, yoksa elektrik gittiğinde o da mı şu anki istasyonunuz gibi çökecek? Mevcut istasyonun akü bakımını yapamayan irade, yeni istasyonu kriz anında nasıl ayakta tutacak? Somut bir çözüm üretmek, bölgedeki mevcut istasyonların akü altyapısını düzeltmek yerine "Sana yeni istasyon sözü verelim, dosyayı kapatalım" uyanıklığını kabul etmiyorum. Bu oyalama taktiğini de aynen CİMER ve BTK dosyama ek dosya olarak yüklüyorum. Hakkımı sonuna kadar arayacağım!

"Dün bana 'Bölgeye yeni istasyon planlıyoruz' diye ucu açık mesaj attınız. Alın bu da normal, elektriklerin kesilmediği sıradan bir zamandaki 4.5G Speedtest sonucum. Download hızı 4.5G standartlarının çok altında 24 Mbps çıkarken, Upload hızı 1.56 Mbps gibi komik ve çağ dışı bir seviyededir. Yük altındaki ping değerleri (410MS - 874MS) şebekenizin anlık veri trafiğini bile yönetemediğini, bufferbloat yaşandığını net bir şekilde belgeliyor. Bu test, bölgedeki altyapınızın sadece elektrik kesildiğinde değil, normal zamanlarda da çökmüş ve yetersiz olduğunun teknik ispatıdır. Yeni istasyonu ne zaman açacağınızı acilen net takvimle bildirin."
güncelleme (gün 2 - 08.06.2026) : Kurumsal ciddiyetsizlik ve umursamazlık tam gaz devam ediyor. Somut kanıtlarla, hız testleriyle ve bizzat kendi sistemlerinden gelen altyapı yetersizliği itirafıyla açtığım şikayette 2. Güne girdik ama Türk Telekom cephesinde hala çıt yok, tam bir ölü taklidi hakim. Reklam filmlerine, süslü pr çalışmalarına milyonlarca lira bütçe ayıran bu holding; iş parasını kuruşu kuruşuna ödeyen tüketicinin mağduriyetini çözmeye gelince tam bir "ghostlama" (görmezden gelme) politikası uyguluyor. Telefon açıp insani bir şekilde dinleme zahmetine bile girmiyorlar. Çünkü sistemleri, hakkını arayan bilinçli tüketiciyi değil, sadece "parasını ödeyip sessizce köşesinde oturan" insanları seviyor. Bizi bu kurumsal umursamazlıkla, "Nasılsa bıkıp peşini bırakır" kafasıyla yıldırabileceğinizi sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz.















