28 Temmuz 2025 tarihinde, Çeşme Marina’daki evimizde bulunan ve tüm periyodik bakımları düzenli olarak yapılmış olan 6 yıllık Arçelik 6586SC model bulaşık makinesi kısa devre sonucu tutuştu. Allah korudu, büyük bir felaketi ucuz atlattık. O sırada uyanık ve mutfakta olmamız sayesinde hemen müdahale ederek şalteri kapattık ve olası bir yangını önledik. Makinenin devrelerinden, iç aksamına inen bir kablonun kısa devre yaparak tutuştuğu açıktı.
Bu olayın ardından Arçelik müşteri hizmetlerini tam 10 kez aradık. Bir temsilciye ulaşmamız her seferinde 20 dakikayı buldu. Görüştüğümüz temsilci, bugün yani 30 Temmuz tarihinde 09:00–22:00 saatleri arasında yetkili servisin geleceğini bildirdi. 13 saatlik bir zaman aralığında servis beklemek gibi makul olmayan bir uygulama ile karşı karşıya bırakıldık.
Gün boyunca servisin hangi saatte geleceğini öğrenmeye çalıştık. Ancak ancak saat 19:30’da, yani verilen sürenin 11. Saatinde, bir personel geldi. Yangına neden olan makinenin yalnızca fotoğraflarını çekip evden ayrıldı. Biz bir fotoğrafçı çağırmadık. Yangın çıkarmış bir cihazın yerinde incelemek yerine derhal alınması ve teknik incelemeye götürülmesi gerekirdi.
Bu durumun ciddiyetinin hâlâ farkında olunmadığını görüyorum. Şimdi yine aynı prosedürle saatlerce evde servis mi beklemem istenecek?
Arçelik gibi bir markadan, kullanıcı ve çevre güvenliğini bu denli hafife alan bir yaklaşım beklemezdim. Bu olay, sadece bir ürün arızası değil, ciddi bir can, mal ve çevre güvenliği tehdididir.
Bu şikayetin kamuoyuna ulaşmasını, Arçelik’in bu tür durumlarda nasıl bir süreç yönettiğini herkesin bilmesini istiyorum.
Yorumlar