10 Nisan 2026 tarihinde saat 16.35 civarında İstanbul Gaziosmanpaşa Meydanı’nın alt sokaklarından birinde yaya olarak yürürken, Türk Telekom’a ait bir araç yüzünden ciddi biçimde mağdur oldum. O sırada iş çıkışı evime gitmeye çalışıyordum ve 7 aylık hamileyim, bu nedenle zaten daha yavaş ve dikkatli hareket ediyorum.
Yayaların yoğun olarak kullandığı dar bir ara sokakta Türk Telekom aracı hız sınırının üzerinde seyrediyordu. Aracın aniden çalan korna sesiyle irkilip arkamı dönmemle birlikte, sürücü hızını hiç kesmeden yol kenarındaki su ve çamur birikintisinin içinden geçti. Bu sırada su ve çamur üzerime sıçrayarak beni baştan aşağı ıslattı. Olayın hemen ardından sürücüye seslenmeme rağmen araç durmadı, bırakın özür dilemeyi, herhangi bir yardımda bile bulunulmadı.
Üzerim tamamen ıslak ve çamurlu kaldığı için toplu taşımayı bu halde kullanmak zorunda kaldım ve yaklaşık bir saat boyunca oturamadan yolculuk yapmak zorunda kaldım. Hem fiziksel olarak hem de psikolojik açıdan bu olaydan son derece olumsuz etkilendim. Hamilelik sürecinde böyle bir saygısızlık ve duyarsızlıkla karşılaşmak benim için ayrıca yıpratıcı oldu. Böylesine köklü ve kurumsal bir şirketin çalışanlarının toplum güvenliğini ve yayaları bu kadar umursamaz bir şekilde tehlikeye atması ve mağdur etmesi kabul edilemez.
Olay sırasında yaşadığım şok nedeniyle aracın plakasını alamadım, bu yüzden doğrudan emniyete başvuramadım. Ancak belirttiğim tarih, saat ve konum bilgilerinden yola çıkarak ilgili aracın ve personelin tespit edilmesini, sürücü hakkında gerekli inceleme ve işlemlerin yapılmasını talep ediyorum. Ayrıca bu süreçle ilgili tarafıma yazılı veya telefonla bilgilendirme yapılmasını bekliyorum.
Bu durumun ciddiyetle ele alınmasını, benzer bir davranışın başka bir vatandaşa, hele ki hamile bir kadına tekrar yaşatılmaması için gerekli önlemlerin alınmasını istiyorum.
Yorumlar