Sayın (! ) Türk Telekom Yetkilileri ve bu sisteme bulaşmayı düşünen potansiyel mağdurlar,
Tam bir yıllık abonelik sürecimin sonunda, bir telekomünikasyon şirketi olmaktan çok, ticari bir paradoks üzerine kurulu olduğunuzu üzülerek tecrübe ettim. Ortada bir "hizmet"ten ziyade, müşterinin zekâsıyla alay eden bir kurgu var. İspatlarıyla açıklayayım:
1. "Sınırsız" kelimesinin sözlük anlamını değiştirmeniz
Bana sattığınız pakette "Sınırsız Sosyal Medya" ve "30 GB internet" var. Türkçe ve matematik kurallarına göre; "sınırsız" olan bir hak, sınırlı olan diğer hak bittiğinde sona eremez. Eğer 30 GB kotam dolduğunda, parasını ayrıca ödediğim sosyal medya paketim de çalışmıyorsa, siz bana "sınırsız hizmet" değil, "şartlı aldatmaca" satmışsınız demektir. Bu, arabanın benzini bitince klimanın da sökülüp alınması kadar absürt bir ticari mantıktır.
2. Coğrafya ve teknoloji bilgisi
Başkentte çekmeyen operatör burası Ankara, Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti. Afrika savanasında değil, şehrin göbeğinde hizmet veriyorsunuz. Ancak Ankara'nın merkezinde "Servis yok" uyarısı verdirmeyi başarmak veya 3G hızında internet sunmak, gerçekten büyük bir "teknolojik başarı" (! ) dır. 2024 yılında bir başkentte altyapı yetersizliği yaşatmak, şirketinizin vizyonunun ne kadar dar olduğunun en somut kanıtıdır.
3. Abonelik sonu faturalama uygulaması
Aboneliğimin bitimine 48 saat kala, mobil veri kapalı olmasına rağmen (cihaz loglarıyla doğrulanabilir şekilde) faturamın 712 TL’den 930 TL’ye yükselmesi nasıl açıklanabilir? Bu artışın zamanlaması, aboneliğin sona eriyor olmasıyla birlikte değerlendirildiğinde, tesadüf olarak kabul edilemeyecek kadar dikkat çekicidir. Ayrıca taahhüt bitimine yaklaşılması gerekçe gösterilerek sadakat programı kapsamındaki (Sil Süpür) hakların sistemsel biçimde devre dışı bırakılması, müşteri lehine değil, kısa vadeli tahsilata odaklı bir yaklaşımın göstergesidir. Bu tür uygulamalar kurumsal şeffaflık ve müşteri güveniyle bağdaşmamaktadır.
Sizi Tüketici Hakem Heyeti'ne veya BTK'ya şikayet etmek bürokratik bir süreçtir, sonuçlanır. Ancak asıl şikayetim, "marka değeri" iddianızdır. Kendinize "Türkiye'nin öncü iletişim şirketi" demeniz, yaşadığım bu süreçten sonra sadece kötü bir şakadan ibaret kalıyor.
Sizden bir çözüm beklemiyorum, zira çözüm "anlayış" gerektirir. Sadece bu yazıyı okuyanlar, nasıl bir mantık hatasına para ödeyeceklerini bilsinler yeter.
Yorumlar