Müşteri Hizmetlerinden Tekrarlanan Aramalar Ve Son Aramam Baskısı

Türk Telekom ev interneti aboneliğim ile ilgili olarak son günlerde müşteri hizmetlerinden yapılan ısrarcı aramalar ve kullanılan baskıcı üslup nedeniyle bu şikayeti yazma gereği duydum.
Son 2 gündür Türk Telekom müşteri hizmetleri tarafından defalarca kez arandım. Müsait olmadığım için bu aramaları özellikle cevaplamadım. Buna rağmen aramalar ısrarla devam etti. Bugün, 06.10.2026 tarihinde saat 12.06’da Türk Telekom müşteri hizmetlerinden arandım ve B**** Hanım ile görüştüm.
Görüşmede ev interneti taahhüdümün Aralık ayında sona ereceği belirtilerek bana 18 aylık yeni bir paket teklif edildi. Teklifi hemen yanıtlamak istemediğimi, düşünmek istediğimi ve daha sonra tekrar aranmayı rica ettiğimi açıkça ifade ettim. Buna karşılık olarak, müşteri kotasını doldurduğu ve bu nedenle bunun kendi yaptığı son arama olduğu söylendi. Bu ifade, karar vermem için üzerimde zaman baskısı oluşturan ve sanki başka bir seçeneğim yokmuş hissi veren bir üslup yarattı.
Bu noktada büyük bir çelişki görüyorum. Madem müşteri kotası dolduğu için bu son arama ise, neden son 2 gündür defalarca kez aranıyorum? Bir müşteri olarak, sunulan kampanyayı düşünmek, değerlendirmek ve daha sonra geri dönüş istemek benim en doğal hakkımdır. Buna rağmen kullandığı ifadelerle kendimi teklif konusunda mecbur bırakılıyormuş gibi hissetmem, beni ciddi anlamda rahatsız etti.
Bir müşteri temsilcisinin görevi, müşteriye seçenekleri ve kampanyaları anlaşılır şekilde sunmak, bilgi vermek ve karar vermesi için alan tanımaktır. “Bu son aramam” gibi cümlelerle zaman baskısı yaratmak ve müşteriyi psikolojik olarak sıkıştıran bir iletişim şeklini tercih etmek, müşteri memnuniyeti açısından son derece olumsuz bir durumdur.
Türk Telekom’dan beklentim, müşteri hizmetleri tarafından yapılan bu görüşmenin ve son 2 gündeki arama kayıtlarının incelenmesi, özellikle söz konusu görüşmedeki üslubun ve kullanılan ifadelerin değerlendirilmesi ve konu hakkında bana açıklama yapılmasıdır. Bir müşteriyi kampanyayı kabul etmeye yönlendirmek ile onu baskı altında hissettirmek arasında ciddi bir fark vardır. Müşteri memnuniyetinin sadece yeni kampanyalar sunmakla değil, müşteriye gösterilen saygı ve kullanılan iletişim diliyle de doğrudan ilgili olduğunu düşünüyorum.














