10 Şubat 2026 tarihinde 1000 Mbps hız taahhüdü ile Superonline sabit ev interneti abonesi oldum. Ancak aboneliğimin üzerinden bir hafta bile geçmemişken, 18 Şubat’ta müşteri hizmetleri tarafından “mevcut kampanyanızı iyileştireceğiz” denilerek arandım ve tarafıma TV+ / hbox paketi tanımlandı. Bu telefon görüşmesi sırasında internet hızımın 1000 Mbps’den 100 Mbps’ye düşürüleceği bilgisi özellikle gizlenmiş, hızda yüzde 90 oranında kesinti olduğu gerçeği saklanarak yanıltıcı bir satış yapılmıştır.
Hızımın düştüğünü fark ettiğimde ertesi gün, 19 Şubat’ta hemen itiraz ettim. Buna rağmen tarafıma 5.720,54 TL gibi akıl dışı, fahiş bir cayma bedeli çıkarılmıştır. Henüz bir hafta önce kurulan ve bir hafta dolmadan hızı düşürülen bir abonelik için bu tutarda “indirim bedeli” veya “cayma bedeli” yansıtılması, ne hukuken ne de hakkaniyet açısından kabul edilebilir değildir.
Telefonla kurulan bu yeni sözleşmede, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması hakkında Kanun ve Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği uyarınca 14 günlük şartsız, cezasız cayma hakkım bulunmaktadır. Hızın düşürüleceğinin açıkça belirtilmemesi ve bu bilginin benden gizlenmesi, tarafıma sunulan hizmeti “ayıplı hizmet” kapsamına sokmaktadır.
Konu ile ilgili olarak BTK Tüketici Şikayet Sistemi üzerinden şikayet kaydımı oluşturdum. Superonline’ın bu fahiş cayma bedeli dayatmasından derhal vazgeçmesini, hiçbir cayma bedeli olmaksızın hakkım olan Superonline da ki tüm aboneliklerimi bitirmek istiyorum.
Yorumlar