İstanbul Maltepe’deki evim için 14.02.2024 tarihinde Arçelik 2782 eb dikey derin dondurucu 404 litre satın aldım. Kasım 2025’te memlekete gittim ve 18 Kasım 2025’te eve döndüğümde derin dondurucunun bozulduğunu, içindeki tüm gıdaların çöpe gidecek şekilde koktuğunu ve evin içine dayanılmaz bir koku yayıldığını gördüm. Kurban etlerim dahil tüm ürünler tamamen bozulmuştu, eriyen ürünlerden akan kan ve pis sular eve yayılmış, her yere bulaşmış, yerde kalıcı lekeler oluşmuştu. Ev, kokudan girilemeyecek hale gelmişti ve bu sürecin tüm fotoğrafları elimde mevcuttur.
Durumu hemen firmaya ilettim. Telefonda 2–3 gün içinde servis geleceği söylendi ve sanki bu koku ve pis ortamla evde beklemem normalmiş gibi davranıldı. Bozulan ürünlerimle ilgili zararımı dile getirdiğimde ise bana dava açacağım varsayılarak, derin dondurucuya hiç dokunmamam gerektiği, içindekileri boşaltmamam gerektiği, bir hafta on beş gün içinde eksper atanacağı, onun inceleme yapacağı ve sonrasında rapor sürecinin başlayacağı söylendi. Yani evin içinde, bozulmuş et ve ürünlerle dolu, kokudan durulmayacak bir ortamda günlerce beklemem beklendi.
Ayrıca şunu da açıkça ifade ettiler: Eğer dava açmazsam hemen gelip bakabileceklerini, dolabı alıp değiştirebileceklerini, fakat bunun için tüm zararımın karşılandığına ve ürünlerimin karşılığında hiçbir talebim olmadığına dair ellerindeki bir belgeyi imzalamam gerektiğini söylediler. Bana imzalatılmak istenen bu “anlaşma kağıdı” ile kendilerini tamamen güvenceye alıp, yaşadığım zararı ve mağduriyeti yok saymaya çalıştılar. Sabahtan akşama kadar yetkili, yönetici, bayi, kimle görüştüysem aynı yaklaşım ile karşılaştım, hiçbir gerçek çözüm sunulmadı, yalnızca kendilerini koruyan şartlar öne sürüldü.
Arçelik’in bu süreçte müşteri olarak beni hiç umursamadığını, sağlığımı, evimin hijyenini ve maddi kaybımı dikkate almadığını yaşayarak gördüm. Bozuk et ve ürünlerle dolu bir evde iki gün bekletildim, üstüne bir de haklarımı kullanmamam koşuluyla çözüm teklif edildi. Eldeki fotoğraflarla birlikte yaşadığım bu süreci tüm açıklığıyla paylaşıyorum. Firmanın bu tür uygulamalarına son vermesini, kimsenin bu şekilde mağdur edilmemesini ve Arçelik’in müşterisini bu kadar değersiz gören bu tutumunu acilen gözden geçirmesini istiyorum.
Yorumlar