Garanti Bankası Vefat Eden Müşteriye Borç Yok Deyip Sonra İcra Takibi Başlattı

Babam M****** Y**** 17.01.2026 tarihinde vefat etti. Vefatının ardından vergi dairesinden borcu olmadığına dair yazı ile birlikte 09.04.2026 tarihinde Garanti Bankası Bursa Nilüfer şubesine müracaat ettik. Vefat sonrası mobil bankacılık erişimi blokeli olduğu için babamın alacağı, borcu ve varlıklarıyla ilgili bilgileri banka çalışanları vasıtasıyla öğrenmekten başka bir şansımız yoktu.
Bahsettiğim şubede bize babamın Garanti Bankası’nda yaklaşık 122.000 TL civarında birikmiş parası ve bir kredi kartı olduğu söylendi. Babam kanser hastasıydı ve anneme, olası bir ameliyat için “lazım olur” düşüncesiyle Garanti Bankası’nda para biriktirdiğini söylemişti. Şubede, kredi kartının tüm borçlarının ödenmesini ve kalan paranın tarafımıza verilmesini talep ettik. Amacımız, babamın banka ile olan tüm ilişkisinin tamamen kesilmesiydi. Oradaki görevli, kredi kartının herhangi bir borcu olmadığını söyledi ve hesaptaki nakit para tarafımıza ödendi. Biz de babamızın alacağını ve borcunu kendimizin göremediğini, sırf bu nedenle şubeye geldiğimizi banka görevlilerinin bildiğini düşünerek, “borcu yok” beyanına güvenip şubeden ayrıldık.
03.06.2026 tarihinde ise beni ve diğer varis olan ablamı Garanti Bankası’nın avukatı aradı. Babamızın 7.000 TL’nin biraz üzerinde kredi kartı borcu olduğu, bu borç nedeniyle takibe geçtikleri ve en kısa sürede ödememiz gerektiği söylendi. Nasıl olup da şubede “borç yok” denildiğini sorduğumuzda, avukat durumdan haberdar olmadığını, Genel Müdürlük’ün kendisine dosyayı ve telefon numaralarımızı vererek takip başlatıp bizi aramasını söylediğini iletti. Bu süreçte doğrudan muhatap bulamadık.
Sonuç olarak, bize daha önce “borç yoktur” denilmesine ve telefon numaralarımız bankanın elinde olmasına rağmen zamanında bilgilendirilmediğimiz için, yaklaşık 7.000 TL’lik asıl borcu avukat vekalet ücreti, faiz ve dosya masraflarıyla birlikte toplamda 16.000 TL’nin üzerinde bir tutar olarak ödemek zorunda kaldık. Babamın ömrünün son dönemlerinde dişinden tırnağından artırarak biriktirdiği paranın, yanlış veya eksik bilgilendirme ve sonrasında başlatılan icra takibiyle önemli ölçüde erimesini son derece haksız ve etik dışı buluyorum.
Garanti Bankası’nın, vefat etmiş bir müşterinin varislerini önce “borcunuz yok” diyerek rahatlatıp, daha sonra icra takibiyle karşı karşıya bırakmasını kabul edilebilir bir uygulama olarak görmüyorum. Bu yaşanan sürecin herkes tarafından bilinmesini, benzer durumda olan kişilerin aynı mağduriyeti yaşamamasını ve bankanın bu tür durumlar için şeffaf, doğru bilgilendirmeye dayalı bir süreç işletmesini talep ediyorum.














