Garanti Bankası’nın Kredi Borcunda Ev Satışı Tehdidi Aile Sağlığını Sarsıyor
Garanti Bankası’ndan yaklaşık 7–8 ay önce kullandığım ihtiyaç kredisini, iş ve maddi durumumdaki bozulma nedeniyle bir süre sonra ödeyemez hale geldim. Borcum yaklaşık 90–125 bin tl civarındayken, yaklaşık 1 ay önce icra memurları eve gelip evim için satış talebinde bulunuldu hakkımda icra süreci başlatıldı ve Manisa Akhisar’daki evimin satışı için işlemler yapılmaya başlandı.
Bu kredi için herhangi bir rehin veya ipotek göstermemiş olmama rağmen, icra yoluyla evimin satışına gidilmesi beni hem maddi hem de manevi açıdan çok zor durumda bıraktı. Satışa konu olan ev tapuda benim üzerime kayıtlı olsa da, fiilen annem bu evde ikamet etmektedir. Gelen görevlilere annemin bu evde yaşadığını özellikle belirtmeme rağmen, buna rağmen işlemlere devam edilmiştir.
İcra görevlilerinin eve gelmesi ve satış işlemlerinin başlatılması annemi de derinden etkilemiştir. Annem, yaşanan olayın ardından fenalaşmış; şeker ve tansiyon hastası olması nedeniyle sağlık durumu olumsuz etkilenmiştir. Bu süreç sadece beni değil, annemin sağlığını ve aile düzenimizi de ciddi şekilde sarsmıştır. Yaşananlar nedeniyle ailemle aram bozulmuş, aile içi huzur ve ilişkilerimiz de olumsuz etkilenmiştir.
Borçlarımı ödemek için iyi niyetle ilgilenen hukuk bürosuyla iletişime geçerek borcumun yapılandırılmasını talep ettim. Borcumu yaklaşık 3 taksit halinde ödeyebileceğimi, bu imkan tanınması halinde borcumu tamamen kapatabileceğimi ifade ettim. Ancak bu talebim dikkate alınmamış ve tarafıma herhangi bir yapılandırma imkanı sunulmamıştır. Görüşmeler sırasında banka avukatlarının "borcunuzu kapatmazsanız evin satışına gidilecek" şeklindeki tehditkar söylemleri psikolojimi ve aile düzenimi tamamen altüst etmiştir.
Annemin ikamet ettiği evin satışa konu edilmesi, makul ve iyi niyetli yapılandırma talebimin reddedilmesi ve süreç boyunca yaşananlar nedeniyle ciddi şekilde mağdur oldum.
Ev satışının ertelenmesini veya tamamen durdurulmasını, borcumun ödeme gücüme uygun, makul taksitlerle yeniden yapılandırılmasını ve dosyamın iyi niyetli, çözüm odaklı bir yaklaşımla yeniden değerlendirilmesini saygılarımla arz ve talep ediyorum.
Garanti Bankası’na ve vekilliğini yürüten avukatlarına 100.000 TL civarındaki borcum nedeniyle yapılan işlemlerle ilgili şikayetimi iletmek istiyorum. Bankaya ihtiyaç kredisi ve nakit avans borcum bulunmakta, ancak bu borçlar için hiçbir şekilde ipotek, şerh ya da rehin vermediğim halde, tapuda benim üzerime kayıtlı olan ve fiilen annemin ikamet ettiği ev satışa çıkarıldı. Yaklaşık 1 ay önce evin satışa çıkarıldığını öğrendim. Eve icra memurları geldiğinde annemin bu evde yaşadığını, sağlık durumunun (şeker ve tansiyon hastası olması) hassas olduğunu özellikle belirtmeme rağmen buna rağmen bu ev üzerinden işlem yapılmaya devam edildi. Eve icra memurları geldikten sonra hukuk bürosu tarafından arandım. Kendilerine borcumu bir anda ödeyemeyeceğimi, en azından 3 taksit halinde yapılandırmak istediğimi açıkça söyledim. Buna rağmen hukuk bürosu, son derece baskıcı ve tehditkar bir üslupla, borcun tamamını kapatmadığım takdirde evin satılacağını söyleyerek herhangi bir yapılandırma imkanı sunmadı. Yaklaşık 13 yıldır aynı resmi kurumda çalışıyorum ve düzenli maaş gelirim bulunuyor. Diğer alacaklıların yaptığı gibi maaşıma haciz uygulanması mümkünken, bu yola gidilmesi yerine annemin fiilen yaşadığı evin satışa çıkarılmasını anlamakta zorlanıyorum. Eğer zamanında maaş haczi uygulanmış olsaydı, bugün itibarıyla borcumun büyük ölçüde kapanmış olacağını düşünüyorum. Bu süreç annemin sağlığını olumsuz etkiledi, aile içi ilişkilerimi bozdu ve psikolojimi ciddi şekilde yıprattı. Şikayetvar, BDDK ve diğer kanallar üzerinden şikayetlerimi iletmeme rağmen şu ana kadar olumlu bir geri dönüş almadım. Borcumun makul koşullarda yeniden yapılandırılmasını, annemin ikamet ettiği evin satış işleminin ertelenmesini ve tamamen durdurulmasını, bu süreçte uğradığım maddi ve manevi zararların giderilmesini talep ediyorum.









