Babamın Ziraat Bankası banka kartından izinsiz bir işlem yapılması üzerine, Kahramanmaraş Pazarcık ilçesinden Perşembe günü saat 17:25–17:30 arasında Ziraat Bankası müşteri hizmetlerini aradık. Babam yaşlı olduğu için görüşme sırasında yanındaydım ve kendisi de rızasını açıkça belirterek durumu ben anlattım. Gizli saklı hiçbir şey olmadan, tamamen şeffaf biçimde yaşadığımız mağduriyeti bildirmeye çalışıyorduk.
Ancak görüşme sırasında müşteri temsilcisi sorunu çözmek yerine aniden üslubunu sertleştirerek “yasal süreç başlatırım, dava ederim” şeklinde ifadeler kullanmaya başladı. İzinsiz kart çekimini anlatırken, kendimizi bir anda sanki sanık gibi hissetmemiz hem şaşırtıcı hem de üzücüydü. Bankacılık hizmeti almak için aradığımız bir hattın bu şekilde tehditkar bir dile dönüşmesi, profesyonellikten oldukça uzaktır.
Burada konuşulması gereken asıl konu izinsiz kart çekimi iken, bu durum tamamen geri planda kalmış, müşteri temsilcisinin kişisel tavrı ve üslubu görüşmenin merkezine oturmuştur. Yaşlı bir müşterinin yanında, durumu açıklamaya çalışan oğluna “yasal süreç, dava” söylemleriyle hitap edilmesi, hangi hizmet anlayışıyla bağdaştırılabilir, anlamakta güçlük çekiyorum. Bu yaklaşımın ne bankacılık etiğine ne de Ziraat Bankası gibi köklü bir kuruma yakıştığını düşünüyorum.
Babamın kartının son dört hanesi 0757’dir. İlgili müşteri temsilcisiyle yapılan görüşmenin kayıtlarının incelenmesini, temsilcinin üslubu ve yetki sınırları konusunda gerekli iç değerlendirme ve işlemlerin yapılmasını talep ediyorum. Aksi halde, müşteriye tehdit diliyle yaklaşmanın Ziraat Bankası’nın yeni hizmet standardı olarak benimsendiği algısı oluşacaktır ki, bu hem mevcut müşteriler hem de banka itibarı açısından son derece olumsuz bir tablo olacaktır.
Yorumlar