QNB Finansbank’a ait ek hesap ve kredi borcum nedeniyle dosyamın Erol Hukuk Bürosu’na devredildiğini öğrendim. Daha önce tarafıma taksitlendirme teklifi sunuldu ancak istenen peşinat tutarını karşılayamadığım için bu imkandan yararlanamadım. Daha sonra tekrar iletişime geçtiğimde ise artık yardımcı olunamayacağı belirtildi.
08.05.2026 tarihinde saat 18.04 civarında Erol Hukuk Bürosu tarafından tekrar arandım. İlk aramada karşı taraftan ses gelmediği için teknik bir problem olduğunu düşünerek telefonu kapattım. Kısa süre sonra yapılan ikinci aramada ise benimle oldukça sert ve kırıcı bir üslupla konuşuldu. Ses gelmediği için telefonu kapattığımı açıklamama rağmen görüşme boyunca gergin, rahatsız edici ve baskı hissi veren bir tavır sürdürüldü.
Görüşme sırasında borç tutarım üzerinden küçültücü ve rencide edici olduğunu düşündüğüm ifadeler kullanıldı. Ayrıca eski adres bilgilerim sıralanarak bu adreslere işlem yapılacağı ifade edildi. Güncel adres bilgilerimin farklı olduğunu belirtmeme rağmen iletişim dili ve üslup değişmedi. Dosyam hakkında yeterli ve açıklayıcı bilgi verilmeden, insanı tedirgin eden bir tarzda konuşulması beni fazlasıyla rahatsız etti.
Borçlu olmam, saygısız, kırıcı veya insan onurunu zedeleyici bir iletişime maruz kalmam gerektiği anlamına gelmez. Hukuki sürecin yasal çerçevede yürütülmesine bir itirazım bulunmamaktadır. Ancak QNB Finansbank’ın birlikte çalıştığı hukuk bürolarının daha profesyonel, çözüm odaklı, şeffaf ve insan onuruna uygun bir iletişim dili kullanmasını bekliyorum.
QNB Finansbank’tan, dosyamın devredildiği Erol Hukuk Bürosu’nun ve özellikle görüşmeyi gerçekleştiren personelin iletişim üslubunun incelenmesini, yapılan görüşmenin kayıtlarının dinlenerek gerekli değerlendirmenin ve gerekirse ilgili personele yönelik idari işlemlerin yapılmasını rica ediyorum. Ayrıca borcumla ilgili süreç hakkında açık ve net şekilde bilgilendirilmeyi ve bundan sonraki iletişimlerde saygılı, yapıcı bir dil kullanılmasını talep ediyorum.
Yorumlar