İkamet ettiğimiz konutun babamın üzerine olan doğalgaz aboneliğini babamın vefatı sebebiyle ölüm belgesi ve veraset ilamı sunarak 05.03.2026 tarihinde üzerime almak istedim. Basit bir isim değişikliği ve mevcut sözleşmenin onay işlemi yapılabilecekken (başka kurumlarda yapılabiliyor; örneğin Enerjisa) Başkent Doğalgaz şirketi yeniden abonelik tesis edilmesi gerektiğini belirterek benden 4.387,2 TL güvence bedeli alarak aboneliğimi gerçekleştirmiştir. Babamdan kalan güvence bedelini ise 10 gün sonra PTT üzerinden tüm mirasçıların imzasıyla alabileceğimizi söylemişlerdir. Parayı alırken direkt hesaplarına geçen tutarın, geri öderken PTT üzerinden ve tüm mirasçıların bir araya gelmesini gerektirecek şekilde düzenlenmiş olması birkaç yüz lira için bile ciddi bir zorluk yaratmaktadır.
Sonrasında iç tesisat kontrolünün yapılması gerektiği ve zaten 8 senedir kullanmakta olduğumuz (aslında 25 seneden fazla, 8 sene önce projeyi yenilemiştik) gazın kullanımına buna göre onay verileceği söylenmiştir. 07.03.2026 tarihinde yapılan kontrolde, basit bir manometreyle bir dakika bile sürmeyen bir işlemle tesisat basıncı ölçülmüş, ne kadar yetkili olduğu bilinmeyen iki personel tarafından yapılan bu kontrolde manometre değerinde herhangi bir oynama olmadığı halde (değer 43’te sabitti) gaz kaçağı olduğu söylenerek gazımız kesilmiş ve sertifikalı firmaya yönlendirilmiş durumdayız.
Başkent Doğalgaz’ı arayıp iç tesisat kontrolüne itiraz etmemize ve başka bir ekip tarafından kontrolün yenilenmesini istememize rağmen, ancak sertifikalı firma kontrolü sonrası yeniden kontrol için randevu alabileceğimiz söylenmiştir. Benzer durumu 8 sene önce de yaşamış, iç tesisatı yenilememize rağmen kış günü “gaz kaçağı var-yok” tartışmasından dolayı 3 ay boyunca mağdur edilmiştik. Defalarca ödediğimiz açma kapama ve usulsüz kullanım ücretlerini de ayrıca belirtmiyorum.
Sertifikalı firmanın yetkisini kim veriyor, bizi bu firmalara en az 3-5 bin tl ödemeye kim yönlendiriyor sorusunun cevabı Başkent Doğalgaz’dır. Bu nedenle, yaşadığım tabloya baktığımda burada güvenli kullanım için yapılan basit bir kontrolden öte, devletten aldığı yetkiyle piyasada fiili bir tekel oluşturup vatandaşı ekonomik açıdan zorlayan bir yapı algısı oluşmaktadır.
Yorumlar