Halkbank’ın Bilgilendirme Yükümlülüğünü İhlali Ve Otomatik Ödeme Kesintisi
Halkbank A.Ş. (Paraf Kredi Kartı - Sonu 7610 ile biten)
Açıklamalar:
Halkbank nezdindeki sonu 7610 ile biten Paraf kredi kartımda aktif olarak tanımlı bulunan ve aylardır düzenli olarak tahsil edilen aşağıdaki otomatik fatura ödeme talimatlarım, bankanız tarafından Şubat 2026 dönemi itibarıyla tarafıma hiçbir SMS, e-posta veya yazılı ön bildirim yapılmaksızın gerçekleştirilmemiştir:
1. İZSU (Su) : 0011600310
2. İzmir Doğalgaz (Doğalgaz) : 4497280000
3. Gediz Perakende (Elektrik) : 800003579443
4. Türk Telekom Mobil : 54583*****
5. Türk Telekom Mobil : 55454*****
6. Superonline (İnternet/TV) : 0076602000
Şubat 2026 dönemi hesap özetime bakıldığında, kartımda 341.877,49 TL kullanılabilir limitim olduğu açıkça görülmektedir. Kartımda fazlasıyla yeterli limit bulunmasına ve hesabımda herhangi bir idari/yasal blokaj olmamasına rağmen, bankanızın otomatik ödeme sisteminin çalışmaması veya talimatlarımın habersizce pasife alınması tam bir hizmet kusurudur.
Bankanızın "bilgilendirme yükümlülüğünü" ihlal etmesi sebebiyle, hizmetlerimin kesilme riskiyle karşı karşıya kaldım. Üstelik ödenmediğini son anda fark ettiğim 5 Şubat 2026 son ödeme tarihli 3.168,08 TL'lik İZSU faturamı, gecikmeye düşmemek adına internet üzerinden acilen manuel olarak ödemek zorunda kaldım ve bu işlem sırasında tarafımdan 270,29 TL fahiş aracı kurum komisyonu kesilerek maddi zarara uğratıldım.
Taleplerim:
1. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve BDDK'nın Finansal Tüketicilerden Alınacak Ücretlere İlişkin Yönetmeliği uyarınca; müşteriye bilgi verilmeden temel bankacılık hizmetlerinin (talimatların) durdurulması açık bir mevzuat ihlalidir. Bu sistemsel hatanın/iptalin gerekçesinin tarafıma resmi ve yazılı olarak açıklanmasını,
2. Bankanızın haber vermeksizin işlem yapmaması (hizmet kusuru) nedeniyle, faturamı alternatif kanaldan ödemek zorunda kalarak uğradığım 270,29 TL'lik komisyon zararının bankanızca tazmin edilmesini,
3. Sorunun ivedilikle çözülmemesi ve zararımın karşılanmaması halinde, maruz kaldığım hizmet kusurunu e-Devlet | Turkiye.gov.tr üzerinden Tüketici Hakem Heyeti'ne, bankacılık etik ilkelerinin ihlali sebebiyle BDDK'ya ve CİMER'e belgeleriyle birlikte taşıyacağıma ihtaren bildiririm.
Gereğinin yapılmasını talep ederim.
Ad Soyad: Ali Erhan A******
Müşteri No: 16518389
Değerli Müşterimiz, iletmiş olduğunuz bildiriminiz Bankamıza ulaşmıştır. Bankamızda kayıtlı iletişim bilgileriniz üzerinden en kısa sürede tarafınıza bilgi verilecektir. Saygılarımızla, T. Halk Bankası A.Ş.
Devlet süreci halledecek, banka ile hiçbir somut temas gerçekleşmedi ve iletişim eksikliği nedeniyle süreç tıkanıyor.
Halkbank ile yaşadığım 'otomatik ödeme' krizinde, bankanın resmi makamlara (CİMER/BDDK) sunduğu savunma, bilişim dünyasında ders olarak okutulacak cinsten! Olay şu: 320.000 TL limiti olan kredi kartımdan, yıllardır tıkır tıkır ödenen İZSU ve İzmir Doğalgaz otomatik ödemelerim 'Mail Order' (İnternet Alışverişi) kapalı olduğu gerekçesiyle reddedilmiş. Şimdi Halkbank’a bir bilişim yöneticisi gözüyle sormak isterim: Güvenli Kurum vs. Mail Order: İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin (İZSU) faturasını, ne idüğü belirsiz bir alışveriş sitesinin Mail Order çekimiyle aynı kefeye koyan algoritmanızı kim tasarladı? Otomatik ödeme protokolü ile internet alışverişi güvenliğini birbirine 'hard-code' bağlamak hangi 'modern' bankacılık vizyonuna sığar? UX/Bilgilendirme Fiyaskosu: Mobil şubeden kartı internete kapatırken 'Dikkat, bunu yaparsanız hayatın olağan akışındaki faturalarınız da ödenmeyecektir' diye bir uyarı neden çıkmaz? Kullanıcıyı karanlıkta bırakıp faturanın gecikmeye düşmesini izlemek bankacılık mıdır? Hizmet Ayıbı: 320 bin tl limit varken 300-500 TL'lik faturayı ödemeyip, müşteriyi 'kapalı kapılar ardındaki' teknik ayarlarla mağdur etmek tam bir 'Ayıplı Hizmet'tir. Sonuç: Bankanın bu 'dahiyane' savunması üzerine; 200.000 TL limitimi azalttım, ek hesabı kapattım ve otomatik limit artışlarını devre dışı bıraktım. Madem banka benim 500 liralık faturamı 'güvenli' bulmuyor, ben de bu teknolojik altyapıya 320 bin liralık limitimi emanet etmiyorum! Bu 'teknik komedi' nedeniyle oluşan maddi zararım (gecikme faizi ve haksız komisyonlar) iade edilene kadar bu absürt savunmayı her mecrada anlatmaya devam edeceğim."
. Üstelik Türkiye’deki tüm modern dijital bankacılık örneklerinde (Örneğin: Enpara) ; internet alışverişi (Mail Order) kapalı olsa dahi otomatik fatura ödemeleri 'güvenli kanal' sayıldığı için tıkır tıkır ödenmektedir. Halkbank’ın 2026 yılında hala 'Fatura ödemek istiyorsan kartını internet alışverişine (riskli işleme) açık bırakmalısın' mantığıyla hareket etmesi, hem bilişim güvenliğine aykırı hem de teknolojik bir ilkelliktir. Ocak ayında ödenen faturanın Şubat ayında bu bahaneyle reddedilmesi ise sisteminizin ne kadar 'öngörülemez' olduğunun kanıtıdır.
Halkbank'ın sunduğu "Mail Order kapalıydı" bahanesi, teknik dünyada "Legacy System" (Köhne Sistem) zafiyetidir. Modern bankacılıkta bu iki işlemin neden farklı olduğunu şu teknik maddelerle kanıtlayabiliriz: 1. İşlem Türü (Processing Code) Farkı Banka sistemlerinde her işlem bir "Processing Code" ile tanımlanır. Otomatik Ödeme (Recurring Payment) : Genellikle cof (Card on File) veya Recurring bayrağı (indicator) ile işaretlenir. Bu işlemler, müşteri ile kurum arasında önceden yapılmış bir "anlaşmaya" dayanır. Mail Order / E-Ticaret: Dinamik bir "cnp" (Card Not Present) işlemidir ve genellikle her seferinde güvenlik kontrolü (Limit, CVV, 3D vb.) gerektirir. Hata: Halkbank, sizin İZSU faturanızı (Recurring), rastgele bir internet sitesinden alınan ayakkabı (cnp) ile aynı güvenlik filtresine sokarak mantıksal bir kurgu hatası yapmıştır.





