Sürat Kargo Hunat Şubesi Yetkisiz Sürücü Nedeniyle Önemli Noter Evrakım Kayıp Ve 5.500 TL Zarar
Sürat Kargo Hunat Şubesi’nden Ekim 2025 ayında noter evrakları ve vekaletname içeren önemli bir dosya gönderdim. Dosyam alıcıya ulaşmayınca alıcı, Hunat Şubesi’ni aramış ve dosyanın, aktarmaya giden araçta, farklı bir rotada ve görevi olmayan bir aktarma çalışanı tarafından araç kullanılırken araçtan düşme sonucu kaybolduğu bilgisi verilmiştir. Bu kayıp nedeniyle noter ve vekalet işlemlerim için yaklaşık 5.500 TL maddi zarara uğradım.
Kargo aracı şahsi amaçlarla ve yetkisiz bir kişi tarafından kullanıldığı için araçtaki kargoların çalınma veya zarar görme riski bulunmaktadır. Bu durumu Hunat Şubesi’ne bildirmemize rağmen usulsüzlük halen devam etmektedir. Hem benim önemli evrakımı kaybederek maddi zarara sebep olunması hem de şubedeki bu uygulamalar nedeniyle kargoların güvenliği açısından şirketiniz için de ciddi bir risk olduğunu düşünüyorum.
Sürat Kargo’dan, özellikle Kayseri Aktarma Merkezi ve Hunat Şubesi nezdinde bu konu ile ilgili detaylı bir inceleme yapılmasını, sorumlular hakkında gerekli idari işlemlerin başlatılmasını, noter ve vekalet evrakımı kaybetmeleri nedeniyle yaklaşık 5.500 TL’lik zararımın karşılanmasını ve yetkisiz, belgesiz kişilerin kargo aracı kullanmasının derhal engellenmesini talep ediyorum.
Gelişme
Sürat Kargo Kayseri Aktarma Merkezi manifesto odasında, içeriği noter evrakı olan ve yaklaşık 8.000 TL masraf ederek çıkardığım vekaletnamem Ekim 2025 tarihinde kayboldu ve yaklaşık 5 aydır bu kayıp giderilmiyor, herhangi bir çözüm sunulmuyor. Bu durum hem önemli bir resmi evrakından olmama hem de ciddi bir maddi zarara uğramama neden oldu.
2025 Kasım ayının ortasında arkadaşım ile birlikte manifesto görevlisi olarak işe başladık. İlk gün manifesto bölümünde çalışan h. Özaydın. Ve m. Ali Sarıkaya, bizi manifesto odasına çekerek aslında manifesto için işe alınmış olabileceğimizi, ancak bizi bu odada istemediklerini söylediler. Kendi aralarında sevgili olduklarını, dediklerini yapmazsak bize aktarmayı dar edeceklerini açıkça ifade ettiler. Daha önce kendi kararlarına uymayan bant çalışanlarına ve hatta vardiya şefine kadar bazı kişilere iftira atarak korkuttuklarını anlatarak bizi baskı altına aldılar. Bu baskı ve psikolojik şiddet yaklaşık iki hafta boyunca sürdü. Bizden önce çalışan iki erkek manifestocunun da benzer baskılar nedeniyle işten ayrıldığını öğrendik. Bu iki çalışanın, kendi aralarındaki özel ilişkilerini iş yerine taşıması ve bunu çalışma ortamını şekillendirmek için kullanmaları nedeniyle, bizim gibi işe ve gelire ihtiyacı olan arkadaşlar da işlerinden ayrılmak zorunda kaldı. Aynı sebeplerle biz de artık o ortamda çalışamayacağımız için istifa etmek zorunda kaldık. İnsan kaynaklarından İsmail Bey’e hem istifa dilekçemizde hem de yazılı beyanlarımızda, ayrılma sebebimizin bu iki personelin baskısı, davranışları ve hakkımızda yaydıkları iftiralar olduğunu açıkça belirttik. Buna rağmen insan kaynaklarının verdiğimiz dilekçe ve beyanları dikkate almadığını, adeta sümen altı ettiğini gördük. İşten ayrıldıktan sonra bile, içeride kalan çalışanlara bizi örnek göstererek tehdit etmeye devam ettiklerini ve aktarmada yakın ilişkilerine aynı şekilde devam ettiklerini öğrendik.















