Sürat Kargo Kayseri Aktarma Merkezi manifesto odasında, içeriği noter evrakı olan ve yaklaşık 8.000 TL masraf ederek çıkardığım vekaletnamem Ekim 2025 tarihinde kayboldu ve yaklaşık 5 aydır bu kayıp giderilmiyor, herhangi bir çözüm sunulmuyor. Bu durum hem önemli bir resmi evrakından olmama hem de ciddi bir maddi zarara uğramama neden oldu.
2025 Kasım ayının ortasında arkadaşım ile birlikte manifesto görevlisi olarak işe başladık. İlk gün manifesto bölümünde çalışan h. Ö. Ve m. Ali Sarıkaya, bizi manifesto odasına çekerek aslında manifesto için işe alınmış olabileceğimizi, ancak bizi bu odada istemediklerini söylediler. Kendi aralarında sevgili olduklarını, dediklerini yapmazsak bize aktarmayı dar edeceklerini açıkça ifade ettiler. Daha önce kendi kararlarına uymayan bant çalışanlarına ve hatta vardiya şefine kadar bazı kişilere iftira atarak korkuttuklarını anlatarak bizi baskı altına aldılar.
Bu baskı ve psikolojik şiddet yaklaşık iki hafta boyunca sürdü. Bizden önce çalışan iki erkek manifestocunun da benzer baskılar nedeniyle işten ayrıldığını öğrendik. Bu iki çalışanın, kendi aralarındaki özel ilişkilerini iş yerine taşıması ve bunu çalışma ortamını şekillendirmek için kullanmaları nedeniyle, bizim gibi işe ve gelire ihtiyacı olan arkadaşlar da işlerinden ayrılmak zorunda kaldı. Aynı sebeplerle biz de artık o ortamda çalışamayacağımız için istifa etmek zorunda kaldık.
İnsan kaynaklarından İsmail Bey’e hem istifa dilekçemizde hem de yazılı beyanlarımızda, ayrılma sebebimizin bu iki personelin baskısı, davranışları ve hakkımızda yaydıkları iftiralar olduğunu açıkça belirttik. Buna rağmen insan kaynaklarının verdiğimiz dilekçe ve beyanları dikkate almadığını, adeta sümen altı ettiğini gördük. İşten ayrıldıktan sonra bile, içeride kalan çalışanlara bizi örnek göstererek tehdit etmeye devam ettiklerini ve aktarmada yakın ilişkilerine aynı şekilde devam ettiklerini öğrendik.
Şirket tarafından hem kaybolan noter vekalet namemle ilgili olarak yaklaşık 8.000 TL’lik masrafımın ve bu süreçte oluşan tüm mağduriyetimin karşılanmasını, hem de yalnızca bu iki çalışan hakkında değil, aynı zamanda insan kaynaklarının olayı görmezden gelen tutumu hakkında da kapsamlı bir inceleme yapılmasını talep ediyorum. Hakkımızda atılan, namusumuza yönelik iftiraların ve maruz kaldığımız baskı ile psikolojik şiddetin resmi olarak dikkate alınmasını, benzer olayların başka çalışanların başına gelmemesi için gerekli idari yaptırımların uygulanmasını istiyorum.
Yorumlar