İnsan hayatını maliyet olarak gören Pegasus Havayolları'nın 10.04.2025 tarihli Konya – Sabiha Gökçen (PC 2707) uçuşu.
Uçağımız, Sabiha Gökçen üzerindeki fırtına nedeniyle 20 dakika havada tur attıktan sonra kaptan, “30 dakikalık bekleme yakıtımız kaldı, fırtına geçmezse sizi İstanbul Havalimanı’na götüreceğim, orada hava görece daha iyi.” açıklaması yaptı. Sonraki 25 dakika boyunca da uçak havada dönmeye devam etti. Yani bekleme yakıtının sonlarına gelindi.
Sonra "Sabiha Gökçen için alçalıyoruz" dendi. Hava düzeldi mi? Açıklama yok.
Yolcuların gergin bir şekilde beklediği, uçağın mütemadiyen savrulduğu ve düzeltilmeye çalışıldığı bir iniş denemesine girildi ve sonunda pilot pisti son anda pas geçti. Uçak tekrar yükseldi.
15 dakikalık sessizliğin ardından "İstanbul Havalimanı'na gidiyoruz" dendi. Yakıt ile ilgili hiçbir bilgi verilmedi. Yolcular korku içinde İstanbul Havalimanı'na inilip inilemeyeceğini bekliyor, inilemezse muhtemelen yakıt da kalmadığı için Karadeniz'e ineceğiz diye konuşuyordu.
İstanbul Havalimanı'na sağ salim inildi, ancak fiyasko daha yeni başlıyordu.
İndikten sonra uçak içinde beklerken kaptan, "Belki otobüslerle Sabiha'ya gönderileceğimizi, yer hizmetlerinden haber beklediğini" söyledi.
15 dakika sonra da şu fiyasko açıklamayı yaptı:
“Sizi, İstanbul Havalimanı yer hizmetleri şu anda yetersiz olduğu için uçaktan indiremiyoruz. O yüzden, yakıt ikmali yapmayı bekleyeceğiz. Sonra da Sabiha Gökçen’deki hava durumunun düzelmesini bekleyeceğiz. Ve sonra tekrar Sabiha'ya uçacağız.”
Yarım saatin sonunda, karşı çıkararak "İsteyen ve bavulu olmayan yolcuların inebilmesini" sağladık.
1. Sabiha Gökçen'deki hava durumu biz İstanbul Havalimanı'na indiğimizde bile hala inişe uygun olmadığına göre, uçak inmeyi denediğinde de zaten uygun değildi ve siz de bunu biliyordunuz. Ve siz direkt İstanbul Havalimanı'na gitmek yerine o riskli inişi deneyip tüm yolcuların hayatını hiçe saydınız çünkü İstanbul Havalimanı'na inmek sizin için ekstra maliyetti.
2. Hayatı riske atılan yolculara İstanbul Havalimanı'na inince de huzur vermediniz. Yolcuların uçaktan inmelerine izin vermemeye kalktınız ve zaten 2.5 saate gelmiş olan uçuş süresine saatlerce uçakta yakıt ikmalini ve havanın düzelmesini beklemeyi de eklemeyi reva görüp, tekrar o fırtınada Sabiha Gökçen'e uçmaya kalktınız.
İnsani her şey, yer hizmetlerine harcanacak paradan daha önemsiz, çünkü Pegasus için yolcu, sadece bir maliyet kalemi.
Yorumlar