Ziraat Bankası Bayraklı Osmangazi İzmir Şubesi nezdindeki normal vadesiz hesaplarıma, tarafımdan kaynaklanan borçlar ve farklı gerekçeler ileri sürülerek yaklaşık iki yıldır eksi bakiye uygulaması yapılmakta ve hesaplarıma bloke konulmaktadır. Bu blokeler nedeniyle, şu an ve ileride elde ettiğim tüm gelirlerime fiilen el konulmakta, geçimimi sağlamam için gerekli maddi imkânlardan mahrum bırakılmaktayım ve yaklaşık 263.000 TL tutarındaki paramı kullanamamaktayım.
Anayasamızın 17. maddesinde herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu açıkça düzenlenmiştir. Hesaplarıma uygulanan bu bloke, yaşamımı sürdürebilmem için gerekli gelirime erişmemi engellemekte, maddi ve manevi varlığımı koruma ve geliştirme imkanımı ortadan kaldırmaktadır. Alacaklı tarafından icra dairesine verilen haciz talep dilekçesinde, hesap türlerine ve “doğmuş ve doğacak hak ve alacaklara” haciz konulması talep edilmiştir. Ancak Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 22.10.2004 tarih, e. 2004/17928, k. 2004/22583 sayılı kararında, kural olarak ileride doğacak muhtemel bir hakkın haczinin mümkün olmadığı, üçüncü kişinin sorumluluğunun haciz müzekkeresinin kendisine ulaştığı tarihteki fiili durumla sınırlı olduğu ve bu nedenle muhtemel alacaklar açısından sonuç doğurmayacağı açıkça ifade edilmektedir.
Tüm bu anayasal düzenleme ve Yargıtay içtihadına rağmen, icra talep yazısındaki “doğacak” ibaresine dayanılarak gelecekte hesaplarımda bulunabilecek gelirlerime bankanız tarafından bloke konulması, hem usul ve yasaya aykırı olmakta hem de maddi ve manevi varlığımı devam ettirmeme fiilen engel teşkil etmektedir. Bu durumla ilgili olarak başka bir Ziraat Bankası şubesine başvurduğumda, yalnızca sistemlerin bu şekilde olduğu ifade edilmiş, talebimle esaslı biçimde ilgilenilmemiştir.
Bir T. C. vatandaşı olarak yaşama hakkımı koruyabilmem için haklarımı bilmem ve maddi‑manevi ihtiyaçlarımı karşılayabilmem gerekirken, bankanızın mevcut uygulaması bu haklarımı fiilen elimden almaktadır. Bu nedenlerle, özellikle yaklaşık son iki yıl içinde bloke tarihinden sonra hesaplarıma konulan tüm blokelerin ve buna bağlı eksi bakiye uygulamasının, Anayasa’nın “maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı”nı düzenleyen hükmü ile Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin yukarıda belirtilen kararına aykırı olduğunun değerlendirilerek derhal kaldırılmasını ve bu dönemden sonra tahsil edilen tutarların tarafıma iade edilmesini talep ediyorum.
Yorumlar