Hat şen inş turtic san kuyumcu ve akarya Ltd. Şti. (VKN: 4590043791) olarak Halkbank Side Şubesi ile yaşadığımız ticari kredi kartı sürecinde ciddi bir mağduriyet yaşamaktayız. Şirketimizin bankadan kullanmış olduğu krediler 31.07.2025 tarihinde takip hesaplarına aktarılmış, yaklaşık iki ay sonrasında ise Manavgat İcra Dairesi 2025/11369 e. Sayılı dosya ile ilamsız takip ve 2025/12489 e. Sayılı dosya ile ipotek takibi başlatılmıştır. Yaklaşık 5.000.000 TL civarında borcumuz bulunmakta olup, bankanın alacağını tahsil amacıyla yalnızca ipotekli gayrimenkullerle yetinilmeyip tüm malvarlığımız üzerine de haciz konulmuştur.
Bu durum borcumuzu ödememizi kolaylaştırmak yerine aksine zorlaştırmakta, varlıklarımızı satarak ya da nakde çevirerek borcumuzu kapatma imkânımızı fiilen ortadan kaldırmaktadır. Şirketimize karşı taşkın ve orantısız bir haciz uygulandığını, ipotekli gayrimenkuller bulunmasına rağmen tüm malvarlığımızın haciz altında tutulmasının ödeme kabiliyetimizi zayıflattığını düşünüyoruz.
06.01.2026 tarihinde bankaya ilk taksiti peşin olmak üzere 18 ay vadeli yazılı yapılandırma talebimiz iletilmiş, şube ile yapılan görüşmeler sonucunda indirimli borç tespiti üzerinden 18 ay vadeli bir ödeme planına prensipte uygunluk verildiği ifade edilmiştir. Ancak bu plan şirketimizin ödeme gücüne göre sürdürülebilir olmadığı için fiilen bir ödeme yapılamamış, sonrasında 09.01.2026 tarihli dilekçemizde peşinat için süre uzatımı talep etmiş olmamıza rağmen bize uygulanabilir, gerçekçi bir plan sunulmamıştır. Buna karşılık, banka tarafından “yapılandırma yapıldığı ancak ödeme yapılmadığı” şeklinde gerçeği tam yansıtmayan bir yaklaşım sergilendiğini görmekteyiz.
Ayrıca, ilamsız takibin iptali ve icra dosyasındaki kıymet takdirlerine ilişkin olarak tarafımızca yasal yollara başvurulmuş, buna rağmen tüm bu süreç devam ederken bankanın tüm malvarlığımız üzerinde hacizleri yoğunlaştırması, borcumuzdan kaçmadığımız ve borcu kapatmak istediğimiz halde bize hareket alanı bırakmamaktadır. Hacizlerin bu kadar geniş kapsamlı olması, borcu tasfiye etmeye yönelik adımlar atmamızı fiilen imkansız hale getirmektedir.
Bankadan temel beklentimiz, öncelikle tüm malvarlığımız üzerindeki taşkın ve orantısız haciz uygulamasının yeniden değerlendirilmesi ve ipotekli gayrimenkuller başta olmak üzere, borcun tahsilini sağlayacak ama ticari faaliyetimizi tamamen kilitlemeyecek şekilde daha makul bir haciz politikasına geçilmesidir. Bununla birlikte, şirketimizin gerçek ödeme gücünü dikkate alan, sürdürülebilir ve uzun vadeli bir ödeme planı sunulmasını ve bu süreçte “yapılandırma yapılmış fakat biz ödememişiz” şeklinde gerçeği tam yansıtmayan ifadelere son verilmesini talep ediyoruz.
Amacımız borçtan kaçmak değil, aksine borcumuzu makul ve uygulanabilir bir çerçevede kapatmaktır. Tüm malvarlığımız üzerindeki hacizlerin bu anlayışla yeniden ele alınmasını, icra dosyalarındaki işlem ve hacizlerin ödeme sürecini kolaylaştıracak ve şirketimizin faaliyetlerini tamamen durdurmayacak şekilde yeniden düzenlenmesini ve konunun Halkbank’ın yetkili birimleri tarafından detaylı biçimde incelenerek mağduriyetimizin giderilmesini istiyoruz.
Yorumlar