Aile Üyelerimin Sürekli Aranması Ve Psikolojik Baskı Oluşturması
Garanti Bankası’na ait bir borcum olduğunu biliyorum ve bunu hiçbir şekilde inkar etmiyor, gizlemiyor ya da kaçmaya çalışmıyorum. Ancak sigortalı bir işte çalışmıyorum; sadece günlük yevmiyeli işler bularak temel giderlerimi karşılamaya çalışıyorum ve şu anda bu borcu ödeyebilecek düzeyde düzenli bir gelire sahip değilim.
Borcun Yıldırım & Uyar Hukuk Bürosu’na devredilmesinin ardından başlayan süreç ise artık katlanılmaz bir boyuta ulaşmıştır. Haftanın her günü, hafta içi‑hafta sonu, mesai saatleri ve mesai dışı, resmi ve dini tatiller dahil olmak üzere sürekli olarak telefonla aranıyorum. Bunun yanında durmaksızın benzer içerikte, tehditkar ve baskılayıcı tonda SMS’ler ve ihtar mesajları gönderiliyor.
En rahatsız edici olan durum ise aileme ve akrabalarıma kadar ulaşılarak benim borcum üzerinden baskı kurulmaya çalışılmasıdır. Babam, kız kardeşim ve soyadımı taşıyan pek çok akrabam tek tek aranmış, benimle ilgili bilgi alınmaya çalışılmış ve bu kişiler gereksiz yere tedirgin edilmiştir. Ben yetişkin, bağımsız bir bireyim ve ailemle aynı evde yaşamıyorum; buna rağmen ailemin ve akrabalarımın sık sık aranması hem özel hayatımın gizliliğini zedelemekte hem de üzerimde ciddi bir psikolojik baskı oluşturmaktadır.
Bir borcun tahsil edilmeye çalışılması elbette anlaşılabilir; ancak bunun, kişinin yakın çevresini sistematik şekilde rahatsız ederek, sürekli arama ve mesajlarla korku ve baskı hissi yaratarak yapılması kabul edilebilir değildir. Maddi koşullarım elverdiğinde borcumu ödemek için sorumluluğumu yerine getireceğim, bundan kaçmıyorum. Fakat bu süreçte aile bireylerimin ve akrabalarımın aranmasının, yoğun ve rahatsız edici iletişimin, psikolojik baskı oluşturan arama ve mesajların derhal son bulmasını istiyorum.
Yıldırım & Uyar Hukuk Bürosu’nun, borcun takibi sürecinde beni doğrudan ve makul aralıklarla araması, iletişim dilini ise daha profesyonel, saygılı ve kişilik haklarına uygun bir çerçevede sürdürmesi konusunda gerekli hassasiyeti göstermesini talep ediyorum.
Gelişme
Garanti Bankası’na ait borcumun Yıldırım & Uyar Avukatlık Bürosu’na devredildiğini biliyor ve borcumu inkar etmiyorum. Şu anda içinde bulunduğum maddi sıkıntılar nedeniyle ödeme yapamıyorum; ancak bu durum, maruz kaldığım iletişim şeklini ve yöntemlerini kabul edilebilir kılmıyor.
İlgili hukuk bürosu tarafından yalnızca ben değil, babam ve kız kardeşim de aranmakta, benim borcum ve icra sürecimle ilgili bilgiler doğrudan ya da dolaylı olarak kendileriyle paylaşılmaktadır. Aynı soy isme sahip olunması gerekçe gösterilerek aile fertlerimin aranması, “borcu vardır, ödesin, haciz getireceğiz, üzerine kayıtlı ne varsa alacağız” gibi ifadeler kullanılması hem aile bireylerimi tedirgin etmekte hem de benim kişisel finansal durumumun üçüncü kişilere ifşa edilmesine yol açmaktadır. Yaşlı babamın bu baskı ve korkutma içerikli aramalar nedeniyle ciddi biçimde strese girmesi beni ayrıca endişelendirmektedir.
Ben borcumu kabul eden, kaçmayan, sorumluluğunu reddetmeyen biriyim; ancak ödeme gücü olmayan bir kişi üzerinden, onun ailesine ulaşılıp baskı kurulması, borç bilgisinin üçüncü kişilerle paylaşılması ve hemen her kanaldan (sabit telefon, cep telefonu, SMS, WhatsApp vb.) yoğun arama ve mesajlarla psikolojik baskı uygulanması ne etik ne de kişisel verilerin korunması açısından kabul edilebilir bir durumdur.
Şahsıma ait finansal ve hukuki sürecin aile bireylerimle paylaşılması nedeniyle kişisel verilerimin üçüncü kişilere aktarılmış olmasından ciddi şekilde kaygı duyuyorum. Yıldırım & Uyar Avukatlık Bürosu’nun KVKK ve özel hayatın gizliliği ilkelerine uygun davranmadığını düşünüyorum. Bu nedenle ilgili hukuk bürosunun iletişim yöntemlerinin ve uygulamalarının acilen incelenmesini, aile bireylerimin aranmasına ve rahatsız edilmesine derhal son verilmesini, borç ve icra sürecine dair tüm görüşmelerin yalnızca benimle, hukuka uygun, profesyonel ve ölçülü bir dille yürütülmesini talep ediyorum.











