Denizbank’ın Hatalı Alacak Takibi Aileyi Mağdur Etti
Denizbank nedeniyle ailemiz büyük bir mağduriyet yaşamaktadır.
15.06.2026 tarihinde Denizbank tarafından ailemiz hakkında tasarrufun iptali davası açılmıştır. Denizbank ile herhangi bir kredi, ticari ilişki veya borç ilişkimiz bulunmamaktadır. Hayatımızda hiç tanımadığımız bir kişiden, tamamen kendi birikimlerimizle ve resmi tapu işlemiyle bir daire satın aldık.
Satın alma tarihinde tapu kayıtlarında görebildiğimiz herhangi bir haciz veya şerh bulunmuyordu. Taşınmazın gerçek satış bedelini banka üzerinden ödedik. Ödemelere ilişkin banka dekontlarımız, hesap hareketlerimiz ve diğer belgelerimiz dava açılır açılmaz mahkemeye sunulmuştur. Daha sonra dosyamızı destekleyen yeni belgelere de ulaştık; hukuki süreçte gerekli görülmesi halinde bunlar da mahkemeye sunulacaktır.
Dosyaya göre kredi kartı sözleşmesi 2021 yılına dayanmaktadır. Biz ise bu taşınmazı yaklaşık üç yıl sonra satın aldık. Satın alma tarihinde tapu kayıtlarında herhangi bir haciz veya şerh bulunmuyordu. Bir vatandaş olarak yıllar önce imzalanmış bir kredi kartı sözleşmesini veya ileride doğabilecek ödeme sorunlarını bilmemiz nasıl beklenebilir? Eğer taşınmaz üzerinde alacağı güvence altına alacak bir işlem yapılması gerekiyorsa, satış tarihinde neden tapu kayıtlarında herhangi bir haciz veya şerh bulunmuyordu? Biz yalnızca devletin resmi kayıtlarına güvenerek hareket ettik.
Buna rağmen bugün, hayatımızda hiç tanımadığımız bir kişinin borçları nedeniyle açılan davada çok ağır iddialarla karşı karşıyayız. O kişiyi yalnızca tapu işlemi sırasında gördük. Ailemizin hiçbir ferdinin bu kişiyle akrabalığı, arkadaşlığı, ticari ortaklığı veya herhangi bir iletişimi bulunmamaktadır. Aynı ilçede dahi yaşamıyoruz. Üstelik taşınmaz sadece bize teklif edilmiş de değildir; satış sürecinde başka alıcılara da sunulmuştur.
En çok üzüldüğümüz konu ise 66 yaşındaki annemin de bu davanın tarafı haline gelmesidir. Hayatı boyunca mahkeme kapısı görmemiş bir insan, hiç tanımadığı bir kişiyle ilgili iddialar nedeniyle davalı durumuna düşmüştür. Bu süreç ailemizi hem maddi hem de manevi olarak ciddi şekilde yıpratmıştır.
Allah’tan elimizde banka dekontlarımız, ödeme belgelerimiz ve iyi niyetimizi destekleyen somut delillerimiz var. Ancak bu durum bana şu soruyu düşündürüyor: Elinde bu kadar belge bulunmayan insanlar kendilerini nasıl savunacak? Sadece iyi niyetle ev satın alan vatandaşların, hiçbir bağlantıları olmayan kişilerin borçları nedeniyle bu kadar ağır bir yargı sürecine girmesi gerçekten çok üzücü.
Denizbank’ın alacağını hukuki yollarla takip etme hakkına elbette saygı duyuyoruz. Ancak yaşadığımız mağduriyetin de aynı hassasiyetle değerlendirilmesini bekliyoruz. Tek talebimiz, dosyamızın tüm delilleriyle birlikte objektif şekilde incelenmesi ve bizimle doğrudan iletişime geçilmesidir. Amacımız kimseyi suçlamak değil; sadece iyi niyetli üçüncü kişi olarak yaşadığımız bu mağduriyetin görülmesini ve sesimizin duyulmasını istiyoruz.
Değerli Müşterimiz, ilettiğiniz bildiriminiz Bankamıza ulaşmış olup incelemelerin başlatılması amacı ile kayıt altına alınmıştır. Değerlendirmelerimiz hakkında, kayıtlı iletişim bilgileriniz üzerinden en kısa sürede size bilgi verilecektir. Bankamız ürün ve hizmetleri ile ilgili paylaşmak istediğiniz tüm şikâyet, öneri ve taleplerinizi internet sitemizde yer alan ”Deniz Dinliyor” linkinden “Müşteri Memnuniyeti Formu” ya da “Önce Müşteri Hattı’ndan bize iletebilirsiniz.’’ Saygılarımızla, DenizBank A.Ş. Müşteri Memnuniyeti Bölümü
Teşekkür ederim. Ancak ben Denizbank müşterisi değilim ve bu başvurum bir müşteri şikayeti değildir. Talebim, 66 yaşındaki annem hakkında açılan tasarrufun iptali davasının ve yaşadığımız mağduriyetin hukuk biriminiz tarafından incelenmesidir. Dava açılmadan önce ailemizle hiçbir şekilde iletişime geçilmedi. Oysa tek bir telefon görüşmesi yapılsaydı, elimizde bulunan ödeme belgelerini ve olayın tüm kronolojisini paylaşabilirdik. Bizim borçlu kişiyle hiçbir akrabalığımız, arkadaşlığımız, ticari ilişkimiz veya iletişimimiz bulunmamaktadır. Aynı ilçede dahi yaşamıyoruz. Buna rağmen annem hakkında mal kaçırmaya iştirak ettiği iddiasıyla ihtiyati haciz talebinde bulunuldu. Bu durum ailemiz açısından son derece onur kırıcı olmuştur. Mahkemenin tüm delilleri değerlendirerek adil bir karar vereceğine inanıyoruz. Ancak hukuk biriminizden bir yetkilinin bizimle iletişime geçmesini ve dosyamızın tüm yönleriyle değerlendirilmesini önemle rica ediyoruz.















