Ben çalışmayan, 3, 5 ve 7 yaşlarında üç çocuk annesi bir bireyim ve toplu taşıma hakkımı yalnızca çocuklarımla birlikte günlük ihtiyaçlarımı karşılamak amacıyla kullanmaktayım. 24 Nisan 2026 tarihinde saat 19:00 civarında, 97 numaralı otobüste Şirinevler yönüne doğru bebek arabasıyla orta kapıdan binerken ciddi zorluk yaşadım ve bu sırada İstanbulkart’ımı cihaza okutmak üzere uzattım. Ancak yoğunluk nedeniyle kartım tekrar bana ulaşmadı ve kartım istemim dışında, tamamen kontrolüm dışında kayboldu. Bu olayda herhangi bir kötü niyet ya da kasıt söz konusu değildir.
Olaydan hemen sonra kartımı iptal ettirmek için 153’ü aradım ve bana SMS ile iptal linki gönderileceği söylendi. Yaklaşık iki saat boyunca herhangi bir SMS almayınca tekrar 153’ü aradım ve bu kez kartımın onların tarafından iptal edilmesini rica ettim, ardından kartım iptal edildi. Fakat yeni kart başvurusu yapmak istediğimde, kartımın bu süre içinde kullanıldığını ve tüm bu yaşananlara rağmen tarafıma 33.000 TL tutarında cezai işlem uygulandığını gördüm. Kart bana ait olmasına rağmen, kaybolduktan sonra yapılan kullanımlarda benim hiçbir dahlim bulunmamaktadır.
Bu süreçte hem bebek arabasıyla yaşadığım binme zorlukları hem de kartın kalabalıkta kaybolması nedeniyle zaten mağdur durumdayken, çok yüksek bir cezayla karşılaşmam beni daha da zor durumda bırakmıştır. Ekonomik durumum ve ailevi sorumluluklarım göz önünde bulundurulduğunda, bu cezanın ödenmesi benim için mümkün değildir. Üstelik yaşadığım mağduriyetle ilgili yaptığım itiraz başvurusu da reddedilmiştir.
Gerekirse kamera kayıtlarının incelenerek olayın tüm ayrıntılarıyla görülmesini, kötü niyet ya da kasıt olmadığının anlaşılmasını ve uygulanan 33.000 TL’lik cezanın insani bir şekilde yeniden değerlendirilmesini talep ediyorum. Cezanın tamamen silinmesinden ziyade, yaşadığım durum dikkate alınarak makul bir seviyeye indirilmesini ve mağduriyetimin giderilmesini rica ediyorum.
Yorumlar