18.02.2025 tarihinde saat 10:40’taki İzmir–İstanbul Türk Hava Yolları uçuşum için havalimanına doğru yoldayken, uçuşa yalnızca yaklaşık 1,5 saat kala, saat 09:10’da tarafıma e‑posta ile uçuşun 2 saat tehir edildiği bildirildi. İstanbul Havalimanı’na gidiş amacım, yurt dışından gelen ve havayolu gözetiminde seyahat eden “um – Refakatsiz Çocuk” statüsündeki kızımı teslim almaktı. THY’nin bildirdiği yeni varış saati olan 14:01, kızımın iniş saati olan 12:40 ve um prosedürleri birlikte değerlendirildiğinde, kızımın havalimanında sahipsiz kalması ihtimali doğdu.
Benim İstanbul’da 14:01’de olabilmem, hem um teslim alma prosedürünü fiilen imkansız kıldı hem de aynı gün saat 15:00’teki dönüş uçuşumuza yetişmemizi engelledi. Bir ebeveyn olarak, reşit olmayan çocuğumun havalimanı emniyet birimlerine devredilmesi veya belirsiz bir süreçte sahipsiz kalması riskini göze almam beklenemezdi. Bu durum, hizmetin ifasının gecikmesi nedeniyle sözleşmenin amacının ortadan kalkması niteliğindedir.
THY’nin yarattığı bu operasyonel kusur sonucunda, uçuştan vazgeçmek ve acilen kendi aracımla İzmir’den İstanbul’a yola çıkmak zorunda kaldım. Aynı gün gidiş‑dönüş olarak aldığım bu bilet için her şey dahil yaklaşık 25–30 bin TL civarında ödeme yapmış bulunmaktayım ve karayolu ile yaptığım seyahat nedeniyle ciddi ek yakıt ve otoyol maliyeti oluşmuştur. Elimde ilgili uçuşa ait PNR/bilet bilgilerim mevcuttur.
THY’ye iade ve oluşan masraflarımın tazmini için başvuru yaptığımda talebim herhangi bir gerekçe sunulmadan reddedilmiştir. Hem um statüsündeki bir çocuğun güvenliği açısından yaratılan bu ciddi risk hem de uğradığım maddi kayıp nedeniyle, gidiş‑dönüş bilet bedelimin iadesini ve karayolu seyahati sebebiyle oluşan makul masraflarımın karşılanmasını talep ediyorum.
Yorumlar