Denizbank ve Metlife Sigorta hakkında, kimlik bilgilerim kullanılarak adıma habersiz ve izinsiz şekilde kredi ve ek kredi kartları açılması, ayrıca yine adıma çok sayıda hayat sigortası düzenlenmesi nedeniyle şikayetçiyim. 2021 yılında, Hacı Mehmet Güneri isimli kişi ve bazı diğer şahısların, hem benim kimlik bilgilerimi hem de rahmetli Emre Türk olmuş adına düzenlenen kimliği kullanarak üzerime kredi, kredi kartı ve ek kart çıkardığını öğrendim. Metlife Sigorta tarafından da sahte şekilde Erhan Türkoğlu adına yaklaşık 60’a yakın hayat sigortası yapıldığını, asıl Erhan Türkoğlu’nun ise ben olduğumu belirtmek istiyorum.
Denizbank sisteminde daha önce Hacı Mehmet Güneri’ye ait olarak kayıtlı telefon numaralarının ve iletişim bilgilerinin bulunduğunu, şikayetlerimden sonra bu numaraların iptal edilip değiştirildiğini öğrendim. Ayrıca şu anda kullandığı numaralar ve yine bankada kayıtlı olan e-posta bilgilerinin de araştırılmasını talep ediyorum. Savcılık soruşturması sırasında, bankadaki ses kayıtlarının incelenmesiyle, hem Hacı Mehmet Güneri’ye hem de oğlu Emirhan Güneri’ye ait seslerin tespit edildiğini, ayrıca Hakan ve Ömer isimli kişilerin de bu işin içinde olduğunun ortaya çıktığını savcım bana ifade sırasında bildirdi. Buna rağmen tüm bu işlemler, sanki ben başvurmuş ve onay vermişim gibi sistemde benim üzerimden yürütülmüş.
Bu süreçte Denizbank aracılığıyla benden, yıllar önce trafik kazasında kaybettiğim oğlumun kan parası dahil olmak üzere ciddi miktarda para tahsil edildi. Denizbank’a 40 milyar, daha sonra 20 milyar daha ödedim, avukatlarına yaklaşık 60 milyar, bilirkişiye ise 20 milyar ödeme yaptım. Toplamda 200 milyara yakın param gitti. Tüm bu işlemler benim rızam ve bilgim dışında yapılmış olmasına rağmen, borçlu duruma düşen, ödemek zorunda kalan ve hem maddi hem manevi olarak yıpranan taraf ben oldum.
Yaşadığım mağduriyet sadece maddi kayıpla sınırlı kalmadı, itibarım da ağır şekilde zedelendi. Denizbank’ın avukatlarının beni oturduğum sitede ve çevremde zor durumda bıraktığını, adeta rezil ettiğini söylemek zorundayım. Sicilim bozulduğu için hiçbir yerden kredi çekemiyorum, insanlar gözünde mahcup duruma düştüm, kimsenin yüzüne bakamaz hale geldim. En ağır gelen tarafı ise, tüm bunların benim şerefim ve gururumla oynamasıdır. Dahası, müşteri temsilcisinin, 16 yaşında bir çocukla muhatap olup işlem yaptığı, buna rağmen gerekli güvenlik kontrollerini yapmadığı iddiası da beni daha da yaralamıştır.
Yaşadığım olaylar sonrası savcılığa suç duyurusunda bulundum, savcılık beni tekrar ifadeye çağırdı ve yaşadığım maddi zararın yaklaşık 200 milyar olduğunu da ifademde belirttim. Ayrıca Cumhurbaşkanlığına ve Adalet Bakanlığına mektup yazarak, bu kişiler ve kurumlar hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını talep ettiğimi ifade ettim. Metlife Sigorta hakkında da, benim adım kullanılarak yapılan sahte hayat sigortaları nedeniyle ayrıca şikayetçiyim.
Denizbank’tan ve Metlife Sigorta’dan, adıma açılan tüm sahte kredi, kredi kartı ve sigorta işlemlerinin tamamen iptal edilmesini, bu işlemler nedeniyle bozulmuş olan kredi sicilimin acilen temizlenmesini ve bugüne kadar ödediğim tüm paraların eksiksiz şekilde tarafıma iade edilmesini talep ediyorum. Hem maddi hem manevi olarak son derece yıprandım ve uğradığım bu ağır mağduriyetin bir an önce giderilmesini istiyorum.
Yorumlar