Tek Aile Konutuna Haciz Ve Satış İşlemi Hukuka Aykırı
Yapı Kredi Bankası’na olan ihtiyaç kredisi ve kredi kartı borcum gerekçe gösterilerek, bana ait konutum olan mesken, meskeniyet itirazım değerlendirilmeden haciz ve satış sürecine konu edilmiştir. Ailemle barındığımız tek aile konutu olması, başka hiçbir evim bulunmaması ve bu evin herhangi bir konut kredisi kullanılmaksızın tamamen kendi imkanlarımla satın alınmış olmasına rağmen yapılmış olup hukuka aykırıdır. Konut banka kredisi kullanılmadan, kendi birikimlerimle alınmış ve 03.02.2026 tarihinden bu yana ailemle birlikte fiilen ikamet ettiğimiz tek aile konutudur. Buna rağmen meskeniyet itirazım dikkate alınmamış, tek konutum olmasına karşın haciz ve satış süreci başlatılmıştır. Bu hukuka aykırı sürece karşı meskeniyet itirazı davası açmış bulunmaktayım. İcra dosyam Türe Hukuk Bürosu tarafından takip edilmekte olup, banka ve avukatlık bürosu süreç boyunca iyi niyetli çözüm yollarını kapatmıştır. Bankaya, mirastaki diğer taşınmaz paylarımın satılarak borcun buradan tahsil edilmesini yazılı olarak dilekçe ile teklif etmeme rağmen bu talebim kabul edilmemiş, taksitlendirme talebim de reddedilmiştir. Üstelik borç kapsamında daha önce ödediğim taksitler de yok sayılmış, ödeme geçmişim ve iyi niyetli çabam dikkate alınmamıştır. 2026 yılı BDDK genelgesine uygun şekilde borcun yeniden yapılandırılması ve taksitlendirilmesi yönünde talepte bulunmama rağmen karşılıksız bırakılmıştır. Banka ve avukatlık bürosu, borcun tahsili için daha makul ve hakkaniyetli yollar varken bunları değerlendirmemiş, sürekli zorluk çıkaran bir tutum sergilemiştir. İcra dosyası 2026/321 numarası ile takip edilmekte olup, yaklaşık 500 bin tl civarındaki borç için ailemle birlikte fiilen yaşadığım tek konutumun haciz ve satış baskısı altına alınması, barınma hakkımı ağır şekilde ihlal etmektedir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre meskeniyet itirazları kamu düzenine ilişkindir ve mahkemelerce öncelikle ve ivedilikle karara bağlanmadan haciz ve satış işlemlerine devam edilemeyeceği açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, süreç hukukun emredici hükümlerine aykırı şekilde ilerletilmiştir. Talebim; konutum üzerindeki satış işlemlerinin durdurulması, meskeniyet itirazım hakkında hukuka uygun şekilde ve ivedilikle karar verilmesi ve borcun ya taksitlendirme yoluyla ya da mirastaki diğer taşınmaz paylarım üzerinden tahsili yönünde bir çözüm üretilmesidir. Aksi halde BDDK, baro ve yargı mercileri dahil tüm hukuki ve idari başvuru yollarına başvuracağımı kamuoyunun bilgisine sunarım.
Gelişme
Yapı Kredi’de bulunan kredi kartı borcum ve ihtiyaç kredim nedeniyle yaşadığım icra süreciyle ilgili şikayetçiyim. 10 Temmuz 2025 tarihinde BDDK düzenlemesi çıkmasına rağmen banka 15 Temmuz’da alelacele hakkımda icra takibi başlattı. Asıl borcum yaklaşık 450 bin tl iken, uygulanan faiz, masraf ve fahiş zamlar nedeniyle borcum bugün itibarıyla yaklaşık 1 milyon 300 bin tl’ye yükseldi.
Banka ile iletişime geçip borcumu ödeyebilmek için yapılandırma talep ettiğimde uzun süre reddedildim ve bu süreçte kendimi kandırılmış ve mağdur hissedecek şekilde yönlendirildim. Sonunda zorla kabul edilen bir yapılandırma yapıldı, ancak sadece 2 taksitte gecikmem oldu. Buna rağmen meskeniyet hakkım olan, tek barınma yerim olan evimi satmak istiyorlar ve aynı anda maaşıma da haciz uygulandı.
Kocaeli İcra Müdürlüğü’ne yaptığım başvurularda, ödediğim tutarlara ait dekontları sunmama rağmen ödemelerim kabul edilmedi ve dilekçelerime sürekli olumsuz yanıt verildi. Yazılı başvurularımda konuyu açıkça anlatmama rağmen, tarafıma çoğunlukla “anlamıyoruz” denilerek geri dönüş yapıldı ve bu nedenle kendimi tamamen çaresiz ve anlaşılmamış hissediyorum. Yaklaşık 15 gündür bu icra, haciz ve evimin satılma baskısı altında ciddi mağduriyet yaşamaktayım.
Asıl borç tutarım ve yaptığım ödemeler dikkate alınarak, borçlarımın makul ve sürdürülebilir şekilde yeniden yapılandırılmasını, meskeniyet hakkım gözetilerek evimin satışından vazgeçilmesini ve maaş haczinin yeniden değerlendirilmesini talep ediyorum. Faiz, masraf ve fahiş zamlar nedeniyle borcun bu derece artmasına yol açan işlemlerin incelenmesini ve yaşadığım mağduriyetin giderilmesini istiyorum.
Bu kapsamda, yalnızca bankanızı bilgilendirmek amacıyla belirtmek isterim ki; söz konusu uygulamalar nedeniyle konu hakkında; Adalet Bakanlığı’na, Çiğli Tapu Müdürlüğü'ne kamu denetçiliği KURUMU’NA (ombudsman) Kamu Denetçiliği Kurumu’na, Karşıyaka İcra Hukuk Mahkemesi’ne ek bilgi ve tedbir talepli dilekçe ile, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na (BDDK), İlgili Barosuna Türkiye Barolar Birliği’ne başvurular yapılmış olup, süreç eş zamanlı olarak idari ve yargısal merciler nezdinde incelenmektedir. Satışın durdurulması hakkında da dava açılmıştır.
Hiç gelişme olmadı ayrıca Yapı Kredi yalan yanlış belge eklemiş












Sonuç ne oldu acaba?