Bugün (31 Temmuz 2025), İstanbul Havalimanı’ndan saat 10:00’da kalkacak olan Türk Hava Yolları uçuşumuzla Gaziantep’e gitmek üzere yola çıktık. Ne yazık ki babamı kaybettik. Cenazeye yetişmek amacıyla, tüm şartlarımızı zorlayarak, borç harç bulduğumuz parayla aldığımız 20.000 TL tutarındaki biletle sabah saatlerinde Esenyurt’tan yola çıktık.
Havalimanına uçuştan 25 dakika önce varmamıza rağmen, kapılar kapandığı gerekçesiyle içeri alınmadık. Orada bulunan personele babamın vefat ettiğini, çok acil bir durum olduğunu, elimizde kalan tek şansın bu uçuş olduğunu anlattım. Ancak ne duygumu anlayan oldu ne de bir istisna gösterildi. Sanki bir cenazeye değil de tatil yolculuğuna çıkıyormuşuz gibi yaklaşıldı.
Evet, kuralları biliyorum. Ancak bu hayatın her zaman “zamanında var” diyemeyeceğimiz anları da var. Bugün benim için öyleydi. Asgari ücretle çalışan biriyim. Aldığımız bilet yandı, üstüne bir de 10.000 TL’ye yeni bilet almak zorunda kaldım. Ve belki de babam toprağa verilirken ben hâlâ yoldaydım.
O an, bana uzanacak bir el, bana gösterilecek azıcık bir anlayış, belki de babamla son kez vedalaşma hakkımı verecekti. Eğer bugün daha “önemli” biri olsaydım, belki özel ilgiyle uçağa alınırdım. Ama vatandaşın en sade hâli olduğum için kurallar duvar gibi önüme dikildi. Bu kabul edilemez.
Bu yazıyı sadece kendim için değil, benim gibi zorlukla yaşayan, büyük acılar içinde Havalimanına gelen ve benzer muameleyi görebilecek herkes adına yazıyorum. Biraz insanlık, biraz empati... Çok mu şey istiyoruz?
Gereğini saygıyla arz ederim.
Yorumlar