Migros Somon Balığı Gıda Zehirlenmesi: Aile Hastaneye Kaldı Ve Şirket İhmali



30.03.2026 tarihinde Hatay Dörtyol Migros mağazasından aldığımız Mowi marka somon balığı nedeniyle 4 kişilik ailemle birlikte hayatımızın en korkunç gecesini yaşadık. Eşim, ben, 2 yaşındaki bebeğim ve 10 yaşındaki çocuğum şiddetli gıda zehirlenmesi belirtileriyle hastaneye kaldırıldık. Dörtyol Devlet Hastanesi acil servisinde bir gün boyunca serum ve ilaç tedavisi gördük, kan tahlillerimiz yapıldı ve doktorumuz teşhis kısmına “Gıda zehirlenmesi – dün yenen balıktan” şeklinde not düştü. Raporumuzda bu durum açıkça yazılı.
Bu kadar ağır ve belgeli bir ihmal sonrası Migros’un süreci nasıl yönettiği ise ayrı bir skandal oldu. Durumu Migros’a bildirdikten sonra mağaza ve bölge müdürlüğü tarafından günlerce telefonla arandım, oyalandım ve sürecin ciddiyetinin kavranmasını beklerken, 4 canın hayatının riske atılmasına karşılık dalga geçer gibi sadece 1.000–2.000 TL civarında bir alışveriş çeki teklif edildi. Ailemin yaşadığı sağlık riskini bu kadar basite indirgeyen bu teklifi kesinlikle kabul etmediğimi belirttiğimde ise bölge müdürü nezaketten ve kurumsallıktan uzak bir tavırla “Şikayeti kapatıyoruz” diyerek konuyu kapattı.
Migros gibi bir firmanın, somut doktor raporu ve hastane tedavisine rağmen, sattığı ürünün arkasında durmaması, özellikle 2 yaşında bir bebek ve 10 yaşında bir çocuğun zehirlenmesini bu kadar hafife alması benim için kabul edilemez. Biz bu olayda hayatımızı kaybedebilirdik, buna rağmen insan sağlığı bu kadar ucuz görülmemeli.
Kendileri benden sağlık raporlarını istediler 1 aya yakın süredir telafi edeceğiz deyip vaktimi aldılar bizi ve yaşadıklarımızı değersiz görüyorlar Resmi olarak Alo 174 Gıda Hattı’na şikayetimi yaptım ve Tüketici Hakem Heyeti sürecini başlattım. 16.02.2026 tarihinde 0 (850) 200 40 00 numaralı Migros müşteri hizmetlerini de arayarak durumu yeniden aktardım. Ailemin sağlığını hiçe sayan ve sonrasında “dosyayı kapattık” diyerek bizi mağdur bırakan bu yaklaşım nedeniyle tüm yasal haklarımı sonuna kadar arayacağımı, bu sorumsuzluğun kamuoyunun vicdanına bırakıldığını özellikle belirtmek istiyorum. Kimsenin sağlığı bu kadar değersiz olmamalı.
Sayın Müşterimiz, İletiniz için teşekkür ederiz. Her türlü görüş ve öneriniz için Migros Müşteri İletişim Merkezimiz ve WhatsApp hattımız üzerinden bize ulaşabilirsiniz. Online kanallarımız ile ilgili iletileriniz için Migros uygulamamızın canlı destek alanından destek alabilirsiniz. Saygılarımızla, Migros Ticaret a. Ş.

Verdiğiniz bu otomatik cevap, yaşadığımız hayati tehlikeyi ve maruz kaldığımız kurumsal nezaketsizliği ne kadar hafife aldığınızın en somut kanıtıdır. 0850'li numaralarınız ve bölge müdürlüğünüz üzerinden yaptığımız görüşmelerde, ailece hastanelik olduğumuz doktor raporuyla kanıtlanmış olmasına rağmen 'Dosyayı kapatıyoruz' denilerek süreç kestirip atılmıştır. Dalga geçer gibi sunulan 1.000-2.000 TL'lik komik tekliflerinizden sonra bu standart kopyala-yapıştır cevabı kabul etmiyorum. Buradan tüm kamuoyuna ve Migros Genel Müdürlüğü'ne tekrar soruyorum: 1. 4 kişinin sağlığı ve bir çocuğun yaşadığı zehirlenme travması sizin için sadece otomatik bir mesajdan mı ibarettir? 2. 'Dosyayı kapattık' diyen bölge müdürünüzün tavrı Migros’un resmi duruşu mudur? 3. Elimizdeki kesinleşmiş gıda zehirlenmesi raporuna rağmen sorumluluğunuzu ne zaman kabul edeceksiniz? Otomatik mesajlar yerine, yaşanan mağduriyete uygun, ciddi ve kurumsal bir telafi teklifiyle dönmenizi bekliyorum. Aksi takdirde hukuk önünde hesaplaşacağımızı bir kez daha hatırlatırım."

Günlerdir ne bir cevap var ne de samimi bir çözüm. Bölge müdürünün 'dosyayı kapattık' demesiyle bu işin peşini bırakacağımızı sanıyorlarsa yanılıyorlar. 4 kişinin hayatını tehlikeye atan bu ihmali, elimdeki kesinleşmiş doktor raporuyla birlikte adli makamlara taşıyorum. Kamuoyu Migros'un sağlığa ve müşterisine verdiği 'sıfır' değeri görsün."

30.03.2026 tarihinde Dörtyol Migros mağazasından aldığım somon balığı yüzünden ailemle birlikte ağır gıda zehirlenmesi yaşadık, hastanede tedavi gördük ve doktor raporu almış bulunuyorum. Migros’a durumu bildirdim, ancak mağaza ve bölge müdürlüğü hiçbir adım atmadı, sadece 1.000–2.000 TL tutarında bir alışveriş çeki teklif edildi ve bu teklifi reddettim. Şu ana kadar hiçbir tazminat, geri ödeme ya da çözüm önerisi gelmedi, iletişimde de ilgisiz ve kaba bir tutum sergilendi.

Görüyorum ki bu 'Mowi Somon' markasıyla ilgili gıda zehirlenmesi vakası sadece benim ve 4 kişilik ailemin başına gelmemiş. Şikayetvar üzerindeki diğer kayıtları (Örn: Berat Bey'in İstanbul Atakent şikayeti) incelediğimde, aynı markanın ürünlerinin Türkiye genelinde insan sağlığını tehdit ettiği ve soğuk zincirinin bozulduğu açıkça görülmektedir. İstanbul'da ve Hatay'da farklı tüketicilerin aynı üründen zehirlenip hastanelik olması tesadüf değildir. Ortada 'seri bazlı bir bozulma' ve toplum sağlığına karşı işlenmiş bir ihmal zinciri vardır. Elimizdeki tıbbi raporlarla birlikte; CİMER, Tüketici Hakem Heyeti ve Sosyal Medya üzerinden başlattığımız sürece ek olarak, bu emsal şikayetleri de delil göstererek Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunacağımızı bildirmek isterim. Sadece kendi mağduriyetimiz için değil, başka ailelerin ve çocukların canı yanmasın diye bu işin peşini bırakmayacağız. Migros yetkililerinin 'dosyayı kapattık' ciddiyetsizliğini, bu yeni kanıtlar ışığında yeniden değerlendirmesini tavsiye ederim."

Sadece son birkaç haftada değil, aylardır (Örn: 8 Ocak tarihli 'Zmrt' kullanıcı adlı şikayet gibi) Migros'tan alınan somon ürünlerinde benzer 'bozulma' ve 'kötü koku' şikayetleri olduğu görülmektedir. Aylar geçmesine rağmen tedbir alınmaması, bizim durumumuzda olduğu gibi 4 kişilik bir ailenin zehirlenmesine zemin hazırlamıştır. Bu durumun münferit bir kaza değil, kronik bir denetim zafiyeti olduğu ortadadır. Tüm bu benzer vakaları ve elimdeki hastane raporlarını birleştirerek, olayı sadece bir tüketici uyuşmazlığı olarak değil, 'kamu sağlığını sistematik olarak tehlikeye atma' kapsamında adli makamlara taşıyorum."
























