İş Bankası adına takip yürüttüğünü belirten Yön Hukuk Bürosu tarafından, borçlu olmadığım halde tarafıma ciddi bir mağduriyet yaşatılmıştır.
İcra dosyasının borçlusu olan şahsın resmi ikamet adresinin hâlen benim adresim olarak görünmesi gerekçe gösterilerek 27/02/2026 tarihinde konutuma iki kişi gelmiş, kendilerini fiilen icra işlemi yapmaya yetkili kişiler izlenimi oluşturacak şekilde tanıtarak haciz işlemi yapılacağı yönünde beyanda bulunmuşlardır.
Ziyaret sırasında eve hacze gelindiği algısı yaratılmış, kapıya getirildiği belirtilen minibüs benzeri haciz aracının yalnızca adrese gelmesinin dahi yaklaşık 4.000 TL masraf olarak dosyaya ekleneceği ifade edilmiş ve anlaşma sağlanmaması hâlinde yeniden icra işlemi yapılacağı söylenerek tarafım üzerinde baskı kurulmuştur.
Tarafım ilgili borcun muhatabı değildir. Borçlu şahıs ile aramda herhangi bir borç ilişkisi ya da hukuki sorumluluk bulunmamaktadır ve adresteki tüm eşyalar tarafıma aittir. İkamet kaydının bir adreste görünmesi, üçüncü kişilerin borçtan sorumlu tutulabileceği anlamına gelmemektedir.
Konu hakkında bilgi almak amacıyla hukuk bürosunu aradığımda, telefonda kendisini S**** olarak tanıtan görevli kişi, borçlu olmadığımı açıklamama fırsat vermeden yüksek sesle ve agresif bir üslupla konuşmuş, beyanlarımı dinlememiş ve görüşmeyi yüzüme kapatmıştır. Görüşmeye ait ses kaydı tarafımda mevcuttur.
Yaşanan hukuka aykırı uygulamalar nedeniyle İstanbul Barosu’na şikayet başvurusu yapılmış olup, noter aracılığıyla ihtarname gönderim süreci başlatılmıştır. Gerekli görülmesi hâlinde BDDK ve ilgili tüm yasal mercilere başvurular sürdürülecektir.
İş Bankası’ndan, banka adına işlem yapan hukuk bürosu ve personelin incelenmesini ve tarafıma yazılı açıklama yapılmasını talep ediyorum.
Yorumlar