Boyner'den Michael Kors Güneş Gözlüğüm Kırıldı, Garanti Reddedildi
Hilltown Boyner içerisinde yer alan Sun Glass Hut mağazasından, Boyner’e güvenerek ve yüksek bir bedel ödeyerek Michael Kors marka güneş gözlüğü satın aldım. Gözlüğüm, herhangi bir darbe ya da kullanıcı hatası olmadan sap ek yerinden kırıldı ve ürün kullanılmaz hâle geldi.
Asıl sorunum, satış sonrası süreçte Boyner’den hiçbir şekilde muhatap bulamıyor olmam. “Garanti bitti, yapacak bir şey yok” denilerek konu kapatılıyor; ücretli tamir, yetkili servise yönlendirme ya da yedek parça temini gibi en temel destekler bile sunulmuyor. Ürünü Boyner’den aldığım için muhatabımın da Boyner olması gerektiğini düşünüyorum ve bu yaklaşım güvenimi ciddi şekilde zedeledi.
Boyner gibi kurumsal bir markadan, satışını yaptığı ürünlerin arkasında durmasını, en azından satış sonrası hizmetler konusunda çözüm odaklı bir yaklaşım sergilemesini beklerdim. Ürünüm için ücretli de olsa tamir imkanı sağlanmasını, yetkili servise yönlendirilmemi veya makul bir alternatif çözüm sunulmasını talep ediyorum.
Değerli müşterimiz, Öncelikle firmamıza gösterdiğiniz ilgiye teşekkür ederiz. Şikayetiniz bizlere ulaştı. Sizi telefon ya da mail yolu ile bilgilendireceğiz. Ürün ve hizmetlerimizle ilgili her türlü bilgi, görüş ve çözüm taleplerinizi öncelikle kanalıyla bizlere iletmeniz durumunda kısa bir süre içerisinde sizinle iletişime geçeceğiz. Boyner müşteri deneyimi ekibi olarak güzel günler dileriz.
Merhaba, Talebiniz ile ilgili görüşme sağlanmıştır. Daha güzel bir alışveriş için biz hep buradayız. Alışveriş Dostunuz, Boyner Müşteri Deneyimi Ekibi
Şikayetiniz üzerine sizi aradıkları halde çözüm üretmediklerini vurgulayan, daha sert ve doğrudan bir yanıt şöyle olabilir: Şikayetim üzerine Boyner tarafından arandım; ancak bu görüşme, sorunu çözmekten çok “2 yılı geçtiği için yardımcı olamıyoruz” demekle sınırlı kaldı. Binlerce lira ödeyerek aldığım Michael Kors gözlüğün ek yerinden kırılması başlı başına büyük bir hayal kırıklığıyken, asıl sorun Boyner’in sattığı ürünün arkasında durmaması ve ayıbı sahiplenmemesidir. Atasun ise sattığı ürünün sonuna kadar arkasında duruyor ve ne zaman götürsen yardımcı oluyor; bu nedenle aynı yaklaşımı Boyner’den de beklerdim. İnternette aynı noktadan kırılan aynı ürünle ilgili çok sayıda şikayet bulunması, yaşadığım durumun münferit bir kullanıcı hatası olmadığını açıkça gösteriyor. Buna rağmen Boyner’in yaklaşımı, sorunun kaynağını araştırmak ya da makul bir çözüm sunmak yerine yalnızca “garanti bitti, yapacak bir şey yok” demekten ibaret kaldı. Tamir desteği yok, yedek parça desteği yok, alternatif çözüm yok. Ürün aynı yerden tekrar tekrar kırılıyorsa ve buna dair onlarca şikayet varsa, burada artık bir kullanım sorunu değil, firmanın sorumluluk alması gereken ciddi bir ürün ve hizmet problemi vardır. Bu kadar yüksek fiyatlarla satış yapan bir firmanın, böylesine açık bir sorunda hiçbir sorumluluk üstlenmemesi kabul edilemez. Aranmış olmak çözüm üretildiği anlamına gelmiyor; aksine, yalnızca formalite icabı bir geri dönüş yapılıp müşterinin başından savıldığı izlenimini veriyor. Boyner bu süreçte müşteri memnuniyetini değil, sorumluluktan kaçmayı tercih etmiştir. Aynı sorunla ilgili bu kadar çok şikayet olmasına rağmen hâlâ hiçbir ders çıkarılmamış olması da ayrıca düşündürücüdür. Ürün aynı noktadan kırılıyor, benzer mağduriyetler tekrar ediyor ve firma buna rağmen hiçbir inisiyatif almıyorsa, güven kaybı kaçınılmazdır.
Şikayetim üzerine Boyner tarafından arandım; ancak bu görüşme, sorunu çözmekten çok “2 yılı geçtiği için yardımcı olamıyoruz” demekle sınırlı kaldı. Binlerce lira ödeyerek aldığım Michael Kors gözlüğün ek yerinden kırılması başlı başına büyük bir hayal kırıklığıyken, asıl sorun Boyner’in sattığı ürünün arkasında durmaması ve ayıbı sahiplenmemesidir. Atasun ise sattığı ürünün sonuna kadar arkasında duruyor ve ne zaman götürsen yardımcı oluyor; bu nedenle aynı yaklaşımı Boyner’den de beklerdim. İnternette aynı noktadan kırılan aynı ürünle ilgili çok sayıda şikayet bulunması, yaşadığım durumun münferit bir kullanıcı hatası olmadığını açıkça gösteriyor. Buna rağmen Boyner’in yaklaşımı, sorunun kaynağını araştırmak ya da makul bir çözüm sunmak yerine yalnızca “garanti bitti, yapacak bir şey yok” demekten ibaret kaldı. Tamir desteği yok, yedek parça desteği yok, alternatif çözüm yok. Ürün aynı yerden tekrar tekrar kırılıyorsa ve buna dair onlarca şikayet varsa, burada artık bir kullanım sorunu değil, firmanın sorumluluk alması gereken ciddi bir ürün ve hizmet problemi vardır. Bu kadar yüksek fiyatlarla satış yapan bir firmanın, böylesine açık bir sorunda hiçbir sorumluluk üstlenmemesi kabul edilemez. Aranmış olmak çözüm üretildiği anlamına gelmiyor; aksine, yalnızca formalite icabı bir geri dönüş yapılıp müşterinin başından savıldığı izlenimini veriyor. Boyner bu süreçte müşteri memnuniyetini değil, sorumluluktan kaçmayı tercih etmiştir. Aynı sorunla ilgili bu kadar çok şikayet olmasına rağmen hâlâ hiçbir ders çıkarılmamış olması da ayrıca düşündürücüdür. Ürün aynı noktadan kırılıyor, benzer mağduriyetler tekrar ediyor ve firma buna rağmen hiçbir inisiyatif almıyorsa, güven kaybı kaçınılmazdır.











