18 Aralık Perşembe günü İstanbul’da Getir uygulaması üzerinden su ve tuvalet kağıdı gibi birkaç ürün siparişi verdim. Kurye adrese geldiğinde zile bastı, ben de otomatiğe bastım. Buna rağmen kurye zile uzun süre basmaya devam etti. Birkaç dakika sonra beni arayıp adreste olup olmadığımı sordu. Adreste olduğumu, otomatiğe bastığımı söyledim, açılmadığını söyleyince tekrar denemesini rica ettim. “Tamam abla” deyip telefonu kapattı, ben de kapının açıldığını ve geleceğini düşündüm.
Bir süre beklememe rağmen kimse gelmeyince canlı desteğe yazdım. Canlı destek, kuryenin benim aşağı inip kapıyı açmamı beklediğini söyledi. Bunun üzerine aşağı inip kapıyı açtım. Kurye, “aşağı iniyorum dedin, inmedin, beni beklettin” diyerek bana yüksek sesle bağırmaya başladı. Ben böyle bir şey söylemediğimi, kapının açıldığını sandığımı belirttim. Bunun üzerine tamam deyip motoruna bindi ve poşetleri olduğu gibi kapının önünde bıraktı. Poşetleri yukarı taşıyıp taşıyamayacağını rica ettiğimde, “taşıyamam, beni 15 dakika beklettin, gidiyorum” diyerek yine bağırdı.
Bu esnada kurye motorundan inerek iznim olmadan benim fotoğraflarımı çekmeye başladı. Ne yaptığını sorup izinsiz fotoğraf çekemeyeceğini söylediğim halde birkaç fotoğraf daha çekip, söylediklerimi dinlemeden motoruna atlayarak uzaklaştı. Böyle bir saygısızlık ve mahremiyet ihlali kabul edilemez. Olay sonrasında canlı desteğe durumu detaylıca yazmama rağmen sadece şikayet kaydı oluşturulduğu söylendi, anlık olarak hiçbir telafi veya çözüm sunulmadı.
On yıldır online alışveriş yapan biri olarak ilk defa bu kadar kötü ve rahatsız edici bir deneyim yaşadım. Hem kuryenin üslubu ve davranışı, hem de izinsiz fotoğraf çekmesi konusunda gerekli incelemenin yapılmasını, kamera ve kayıtların incelenmesini, ilgili personel hakkında işlem başlatılmasını ve tarafıma hem yazılı bir açıklama hem de mağduriyetimi giderecek bir geri dönüş yapılmasını talep ediyorum.