Beko no frost buzdolabım garanti süresi devam ederken, önce 13–14 Mayıs civarında normalden çok daha gürültülü çalışmaya başladı. 15 Mayıs 2026’da dondurucunun çalışmadığını fark ettim; iki gün sonra ise bu kez soğutucu kısmı da tamamen çalışmaz hâle geldi ve buzdolabım artık hiç soğutmuyor.
Bu ürünü alırken özellikle bilinen, servis ağı yaygın, yedek parça sorunu yaşamayacağım ve olası bir arızada beni mağdur etmeyeceğini düşündüğüm için Arçelik/Beko markasını tercih ettim. Böylece bir sorun yaşasam bile arkamda güçlü bir servis ağı olacağına, sürecin hızlı ve müşteri odaklı yönetileceğine inanıyordum. Ne yazık ki, yaşadığım bu süreçte bu düşüncemin yanlış olduğunu anladım.
19 ya da 20 Mayıs’ta Arçelik&Beko iletişim hattını arayarak servis talebinde bulundum. 20 Mayıs akşamı gelen servis elemanı yaptığı inceleme sonucunda gaz kaçağından şüphelendiğini, bu nedenle cihazın atölyeye gitmesi gerektiğini söyledi. 21 Mayıs sabahı bu kez Arçelik&Beko Derince&Körfez yetkili servisinden arandım ve iş yoğunlukları sebebiyle 1 Haziran’dan önce buzdolabımla ilgilenemeyeceklerini, bu tarihte buzdolabını alabileceklerini, testin de iki gün süreceğini ilettiler. Yani özellikle Kurban Bayramı dönemine denk gelecek şekilde, yaklaşık 15 gün buzdolapsız kalmam gerektiği söylendi.
Süreç zaten anormal derecede uzunken, Arçelik&Beko’nun internet sitesinde “emanet buzdolabı talebi” bölümünü gördüm ve hemen talepte bulundum. Bir süre sonra Derince yetkili servisinden arandım ve ellerinde sadece üç adet emanet buzdolabı bulunduğunu, bunların hâlihazırda başka müşterilerde olduğunu, bu yüzden bana emanet buzdolabı veremeyeceklerini ifade ettiler. Bunun üzerine Arçelik&Beko genel merkeziyle görüştüm. Telefonda görüştüğüm yetkili, on günü geçen bu süreç için mutlaka bir çözüm üretilmesi gerektiği konusunda benimle aynı fikirdeydi; ancak üzerinden üç gün geçmesine rağmen ne arayan oldu ne de bilgilendirme mesajı aldım. Açıkçası bu süreçte geçiştirildiğimi ve oyalandığımı düşünüyorum.
Buzdolabı, televizyon gibi “olsa da olur” denecek bir ürün değil; süt, yoğurt, peynir, sebze ve meyveler başta olmak üzere temel gıda ürünlerinin korunması için zorunlu. Bayram öncesinde et, kıyma gibi ürünleri saklayamayacak durumda kalmak, buzdolabı olmadığı için en temel ihtiyacın bile karşılanamaması, hem maddi hem manevi anlamda ciddi mağduriyet yaratıyor.
Garanti kapsamındaki buzdolabımın soğutma sistemi tamamen çalışmaz hâlde iken, on beş güne varan bir süre boyunca, üstelik bayram arifesinde, buzdolapsız bırakılmam kabul edilebilir bir şey değil. Garanti süreci içinde arıza veren ve ağır bir teknik sorun yaşayan buzdolabım için, tamir süreci bu kadar uzayacaksa ürünün yenisiyle değiştirilmesini talep ediyorum. En azından, tamir veya inceleme süresi boyunca tarafıma derhal bir ikame/emanet buzdolabı sağlanmasını ve yaşadığım mağduriyetin dikkate alınarak sürecin acilen hızlandırılmasını istiyorum.
Bu yaşadığım tecrübe sonrasında, “bilinen ve servis ağı yaygın” bir markayı tercih ederek mağdur olmayacağım yönündeki inancımın yanlış olduğunu görüyorum. Beyaz eşya almayı düşünen tüketicilerin, firmaların verdikleri sözlerin ve vadettikleri hizmetin gerçekten arkasında durup durmadıklarını iyi araştırmalarını önemsiyorum ve kendi yaşadığım mağduriyetin başkalarının başına gelmemesini diliyorum. Arçelik&Beko’nun da bu süreci müşterisini mağdur etmeyecek şekilde, şeffaf ve çözüme odaklı biçimde yönetmesini bekliyorum.
Yorumlar