Ailecek umre yolculuğu için Antalya’dan Medine’ye Türk Hava Yolları ile seyahat etmek üzere yola çıktık. Uçağımız İstanbul aktarmalıydı ve Atatürk Havalimanı’ndan 21 Ocak’ta saat 09.15’te kalkan İstanbul–Medine uçağına (uçuş: TK108 olduğunu biliyoruz, bilet numaramız: 2352289530355) binmek üzere kapıya geldiğimizde, uçakta iki kişinin fazla olduğu, gönüllü olarak kim daha geç giderse kişibaşı 200 dolar verileceği anons edilerek yolculardan rica edildi.
Biz bu teklifi kabul etmedik, ancak son anda ya yanımızda bulunan 78 yaşındaki babamın ya da 17 yaşındaki oğlumun uçağa binemeyeceği yönünde, bizi mecbur bırakan bir seçenek sunuldu. Ben uçağa binerken bu durumdan habersizdim. Daha sonra öğrendik ki, dedesinin mağdur olmaması için oğlum A**** S*** S******** “tamam” demiş, kendisine bir kağıt verilmiş; ancak reşit olmadığı için o kağıdı düşürmüş ve belge kaybolmuş.
Olayın ardından havalimanında görevlilerle durumu detaylı şekilde anlattık, rica ettik; ancak “o kağıt olmadan yardımcı olamayız, müşteri hizmetlerini arayın” denilerek sorumluluk üzerlerinden atıldı ve hiçbir çözüm üretilmedi. Müşteri hizmetleri de aynı şekilde yardımcı olmadı, bizi ortada bıraktı. Reşit olmayan bir çocuğun tek başına böyle bir karara zorlanması, aile bireylerinden habersiz işlem yapılması ve sonrasında hiçbir şekilde çözüm üretilmemesi kabul edilemez bir durumdur.
Türk Hava Yolları’nın bu konuda gerekli incelemeyi yapmasını, yaşadığımız mağduriyetin giderilmesini, oğlum için hak edilen parasal telafinin/para iadesinin sağlanmasını ve bu süreçle ilgili resmi bir özür ile birlikte somut bir çözüm üretilmesini talep ediyorum.
Yorumlar