Türk Hava Yolları Kabin Amirinin Dini Değer Ve Anneliğe Yönelik Saygısız Tutumu
23.07.2026 tarihinde UA23QX rezervasyon numarasıyla Türk Hava Yolları’nın Newark – İstanbul uçuşunda 8 aylık bebeğimle birlikte seyahat ettim. Uçuş esnasında kendisini kabin amiri olarak tanıtan T**** isimli personelin hem bebeğime karşı ilgisiz tavırlarına hem de inancım ve dini değerlerime yönelik kırıcı, aşağılayıcı söylemlerine maruz kaldım.
Bebeğimin temel ihtiyaçları için yardım talep ettiğimde, “Bir dahaki sefere ya iki koltuk al bebeğin için ya da business uç, seninle uğraşmak zorunda kalıyorum” şeklinde ifadeler kullanarak hem maddi durumumla hem de annelik durumumla alay eder bir üslup sergiledi. Bu sözler hem beni hem de bebeğimi düşünerek yaptığım yolculukta son derece rencide edici ve kırıcı oldu.
Ayrıca türbanlı olmam nedeniyle başka bir yolcunun benden rahatsız olup koltuk değiştirmek istemesi üzerine koltuğu değiştirilen kişi ben olmama rağmen, T**** Hanım’ın “Sizin yanınıza adam oturabilir” şeklindeki yaklaşımı inancıma ve dini değerlerime yönelik açıkça saygısız ve aşağılayıcı bir tavırdı. Oysa rahatsız olan ben değil, diğer yolcuydu ve buna rağmen sanki sorun bende ve inancımdaymış gibi davranılması beni derinden üzdü. Uçuş boyunca kendimi hem dini kimliğim hem de annelik durumum nedeniyle hedef alınmış ve dışlanmış hissettim.
Bu süreçte D****** Hanım isimli kabin memurunun aksine son derece ilgili ve yardımsever olduğunu özellikle belirtmek isterim; ancak kabin amiri pozisyonunda bulunan bir personelin bu şekilde davranması, Türk Hava Yolları gibi bir firmanın marka değerine de ciddi şekilde zarar vermektedir. Kendi ülkesinde yaşayan, biletini ödeyerek hizmet alan bir yolcu olarak kültürel ve dini değerlerimin bu şekilde aşağılanması, kabul edilebilir bir durum değildir.
Yaşadığım bu olay hem benim için hem de 8 aylık bebeğim için ciddi bir psikolojik travmaya dönüşmüştür. Türk Hava Yolları’ndan, başta kabin amiri T**** olmak üzere ilgili personel hakkında kapsamlı bir inceleme yapılmasını, gerekli idari işlemlerin uygulanmasını ve tarafıma kurumsal bir dille yazılı/ resmi özürde bulunulmasını talep ediyorum. Benzer bir durumun başka yolcuların başına gelmemesi için de bu olayın ciddiyetle ele alınmasını istiyorum.









Türk hava yollarının bu duruma kayıtsız kalması firmaya yakışan bir tutum değil. Türk hava yollarının bir an önce kişiden özür dileyip gereken işlemin tesis edilmesini destekliyorum. Aksi takdirde Türk Hava Yolları firmasını kullanmayacağım. Yaşadığımız coğrafyada kültürel ve dini değerlerimize ve hakeza anne ve bebeğe yapılan bu menfur duruma karşı taraf olacağız. Ülkemiz ve insanımızın İslam'a fobi tarafından aşağılanmasını ve bunu bizim çalışanlarımızla yapılmasını kabul etmiyoruz.