Enpara’nın kuruluşundan beri müşterisiyim ve yıllardır “Ayın Enparalısı” uygulamasını, hem mantıklı kriterleri hem de müşteri dostu yaklaşımı nedeniyle takdir ediyordum. Ancak Enpara Bankası olduktan sonra, özellikle Şubat ayından itibaren devreye alınan yeni “Ayın Enparalısı” kriterleri, Enpara’yı Enpara yapan anlayıştan tamamen uzaklaşmış durumda.
Önceden para transferi yapmak, kart borcu ödemek gibi herkesin günlük bankacılık işlemleriyle ulaşabildiği bir sistem varken, şimdi SGK ödemesi yapmak, döviz alıp satmak (hafta sonu makasları 2 TL'yi bile geçen kur farkı ile mi güldürmeyin), ihtiyaç kredisi kullanmak, 25.000 TL kart ekstresi ve 10.000 TL banka kartıyla hesaptan peşin harcama gibi son derece zorlayıcı ve absürt koşullar getirilmiş. SGK ödemesi gibi herkesin hayatında olmayan, ihtiyaç kredisi gibi her ay kullanılmayacak işlemlerin ayın müşterisi olma şartına bağlanması, “müşterilerin büyük kısmı zaten yapamaz, böylece maliyeti düşürürüz” anlayışını düşündürüyor.
Bu değişiklikler hem maddi anlamda %2 ek faiz ve kampanyalardan yararlanma imkânını fiilen ortadan kaldırıyor, hem de Enpara’nın yıllardır oluşturduğu kök müşteri kitlesinin memnuniyetini neredeyse sıfırlıyor. “Artık banka olduk, diğer şubeli bankalar gibi yüksek ve katı hedefler koyabiliriz” yaklaşımıyla hareket edilirse, Enpara’nın diğer bankalardan farkı kalmayacak ve sadık müşteriler için cazibesi tamamen yok olacaktır.
Ben, yıllardır Enpara’yı tercih eden bir müşteri olarak, “Ayın Enparalısı” kriterlerinin makul, erişilebilir ve eski mantığına uygun şekilde yeniden düzenlenmesini, mümkünse önceki yapıya çekilmesini talep ediyorum. Hem ek faiz ve kampanya gibi avantajların gerçek anlamda ulaşılabilir olması, hem de Enpara’nın marka ruhunun korunması için bu politikanın gözden geçirilmesini istiyorum.
Yorumlar