Boyner Çiğli Kipa şubesinde anneme Anneler Günü hediyesi olarak alacağım çanta belliydi. Satış danışmanına seslendim, bu çantayı almak istediğimi söyledim, kapalı olanını sordum, depodan getirdi. Kasaya bırakacağını söyledi. Annem de bakmak istedi. 'Bakalım, biz buradayız,' dedim. Getirdi ama görevliyi bekletmemek için eşime resmini atıyordum. 'Biz bakalım, seslenelim,' dedim. Satış danışmanı ise 'Sizi bekliyorum, kasaya götürmem gerekiyor. Alarm yok ya hani,' dedi. Annem de 'Biz bırakalım, burada kalsın, eşine resim atsın, siz gelince çantayı elimize alalım,' dedi. Tamam da, dibimizde beklemesinin anlamı yoktu, rahat konuşamıyorduk. Az uzaktan gözleriyle de takip edebilirdi, bu kadar yakında baskı neden? 'Bu kadar da olmaz,' dedim. Biz de bu işlerde çalışıyoruz ama böyle bir muameleyle değil, rahatsız ederek hiç değil! Ben böyle deyince tamamen uzaklaştı. Demek ki oluyormuş! İki dakika sonra seslendim, 'Bunu alalım, kasaya götürebilirsiniz,' dedim. Kasaya bırakırken, kasiyerle çalışan kıza bir şey söyledi. Kasadaki kasiyerin tavrı değişti. Dijital kodla almak istediğimi, 2500 TL tutarında kodu vereceğimi söyledim, üzerini tamamlarım dedim. Kodu aldı, 'Olmadı,' dedi. Benden miktar düştü, gösterdim, 'Nasıl olmadı ki?' dedim. 'Olmadı, benim ekranım açık, kapanmadı daha,' dedi. 'Tekrar alabilir miyim?' dedi. Kodu tekrar verdim, 'Şimdi oldu,' dedi. Birkaç fiş verdi, bir şey demeden başka müşteriye geçti. 'Tamam mı?' dedim, cevap bile vermedi. Çalışanlar birbirlerini bu kadar etkiliyorsa, biz de bundan sonra müşterileri bu kadar etkileyelim o zaman. Reyondaki görevlinin kasadaki arkadaşını etkilediğini düşünüyorum. Müşteri mi önemli, yoksa arkadaşlıkları mı, anlam veremedim. Gerek var mıydı, hazır alıcı birini bu kadar gereksiz strese sokmaya?
Yorumlar