11 Şubat tarihinde Gaziantep–İstanbul hattında gerçekleşen, 23:50 kalkışlı TK2237 sefer sayılı uçuşta, 06F numaralı koltukta yolculuk ederken yaşadığım bir olayı kurumsal değerlendirmenize sunmak istiyorum.
Uçuş günü, kısa süre önce apandisit ameliyatı geçirmiş kız kardeşim ve 5 aylık bebeği ile birlikte Gaziantep Havalimanı’na geldik. Check‑in ve güvenlik kontrol süreçlerinde görevli personel, hem sağlık durumu hem de bebek hassasiyeti nedeniyle oldukça destekleyici ve çözüm odaklı bir yaklaşım sergiledi. 16 kg kabin bagaj hakkım bulunmasına rağmen yalnızca 8 kg ağırlığında bir bagaj ve bir el çantası ile seyahat ediyordum ve hiçbir ayrıcalık talebim olmadan tüm işlemler sorunsuz tamamlandı.
Bekleme salonunda bulunduğum sırada kadın bir personel yanıma gelerek, eşyalarım nedeniyle 1.400 TL ödeme yapmam gerektiğini ve “arabayı bırakmam gerektiğini” söyledi. Bebek arabası taşımadığımı, sadece havalimanına ait taşıma aracını kullandığımızı ve bagaj hakkımı aşmadığımı özellikle belirtmeme rağmen ilgili personel, yüksek ses tonu ve sert üslubunu sürdürerek iletişime devam etti.
Tarafımda bebek arabası olmamasına rağmen ısrarla ödeme talep edilmesi, üstelik ameliyatlı yolcu ve 5 aylık bebek ile birlikte seyahat ederken bu şekilde bir tutumla karşılaşmam, hem psikolojik açıdan hem de hizmet kalitesi bakımından kabul edilebilir değildir. Olayın, diğer yolcuların dikkatini çekecek şekilde, aleni biçimde yaşanması mağduriyet ve rencide edilmişlik hissimi artırmıştır.
Türk Hava Yolları’nın kurumsal itibarı, yolcu memnuniyeti ve kriz anlarındaki profesyonel yönetim anlayışıyla bağdaşmayan bu personel davranışının detaylı biçimde incelenmesini, kamera kayıtları ve görevli personel bilgileri üzerinden gerekli idari değerlendirmelerin yapılmasını, tarafıma yazılı bir özür ve açıklama ile birlikte gerekli görülüyorsa maddi anlamda da uygun telafi ve iade süreçlerinin işletilmesini talep ediyorum.
Yorumlar