İş Bankası’nda bulunan maaş hesabımdan, kredi kartı borcum gerekçe gösterilerek 10.10.2025 tarihinde 12.700 TL tutarında kesinti yapılmıştır. Bu kesinti, maaş hesabımdan haciz harici bir kesinti olamayacağı yönündeki yasal düzenlemelere ve tarafıma daha önce verilen “maaştan kesilen dışında kesinti olmayacak” bilgisini açıkça ihlal etmektedir.
Türk Borçlar Kanunu’nun alacaklının rızasıyla takas edilebilir alacakları düzenleyen 143’üncü maddesi uyarınca, bu şekilde maaş hesabımdan re’sen kesinti yapılması hukuka aykırıdır. Maaş hesabından kesinti yapılması İcra ve İflas Kanunu’na göre ancak haciz kararıyla ve icra daireleri aracılığıyla mümkündür. Banka ile aramızdaki sözleşmede yer alan hükümler, İcra ve İflas Kanunu’na aykırı olacak şekilde uygulanamaz ve bu durum hak arama yollarına olan güveni sarsmaktadır.
İcra takibi bulunmasına rağmen, icra dairesi kanalıyla haciz işlemi yapılmaksızın maaş hesabıma yatan paraya banka tarafından doğrudan el konulması, hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Banka, hakkını yasal süreci işletmeden fiilen ve kendi inisiyatifiyle tahsil etmeye yönelmiş, bu durum TCK’nın 247. Maddesi kapsamında zimmet suçunu akla getirir nitelikte olmuştur. Ayrıca Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2016/15030 esas, 2018/4558 karar sayılı emsal kararı da bu tür maaş kesintilerinin hukuka aykırı olduğunu ortaya koymaktadır.
Yapılan bu hukuka aykırı işlem nedeniyle, maaş hesabımdan “takas yoluyla takip borcu” adı altında kesilen 12.700 TL’nin derhal ve eksiksiz şekilde iadesini ve maaş hesabımdan bir daha bu şekilde izinsiz ve icra dairesi dışında herhangi bir kesinti yapılmamasını talep ediyorum.
Yorumlar