6 Şubat depreminde mağdur olmuş bir vatandaşım. Devletin ve kamu kurumlarının duyurduğu “depremzedelere 6 ay faizsiz borç erteleme hakkı” için Türkiye İş Bankası’na mobil bankacılık ve müşteri hizmetleri aracılığıyla başvurdum. Ancak banka bana bu hakkı kullandırmak yerine tek taraflı, adaletsiz ve hukuka aykırı protokoller dayattı. Depremzede olduğum halde bana avukatlık ücreti ödeme yükümlülüğü getirildi, faiz ve cezalar yüklendi ve hakkım olan erteleme hakkı kullandırılmadı. Bu protokolleri imzalamadığım için de hakkımda yasal takip başlatıldı.
Şikayetimi BDDK’ya ilettiğimde ise kurum yalnızca bankanın söylediklerini tekrar etti ve “mevzuata aykırılık yoktur” diyerek başvurumu kapattı. Yani vatandaşını değil, bankayı korudu.
Bu durum;
• Anayasa’nın “sosyal hukuk devleti” ilkesine,
• Eşitlik ve sosyal koruma hükümlerine,
• 6502 sayılı Tüketicinin Korunması hakkında Kanun’a,
• 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nda BDDK’ya verilen denetim görevine
açıkça aykırıdır.
Bugün geldiğim noktada, depremzede olarak devletin duyurduğu hakkım elimden alınmıştır. İş Bankası mağduriyetimi katlamış, BDDK ise bankanın yanında durmuş ve vatandaşı korumamıştır. Bu süreçte hakkımda yasal takip başlatılmış, kırmızı kalem yediğim için orta hasarlı evime finansman bulamamış ve depremden bu yana zararım ölçülemeyecek düzeyde artmıştır. Şu an borcum faizleriyle birlikte 700 bin TL’yi aşmış durumdadır. Maddi durumumdan dolayı hukuki destek alamıyor, sesimi duyurmak istiyorum. Benimle benzer mağduriyetleri yaşayan başka depremzedeler de olduğunu biliyorum.
Devletin duyurduğu faizsiz erteleme hakkının uygulanmasını, haksız faiz ve ücretlerin iade edilmesini ve tüm mağduriyetimin telafi edilmesini talep ediyorum.
Yorumlar