Yapı Kredi'nin Aşırı Faiz Uygulaması Ve Evimin Haciz Tehdidi
Yaklaşık iki yıldır Yapı Kredi Bankası’na olan kredi kartı borcum nedeniyle hem maddi hem de psikolojik olarak yıpratıcı bir süreç yaşıyorum. 117 bin TL olan ana borcumu yapılandırdım ve bugüne kadar yaklaşık 60 bin TL ödeme yapmama rağmen borç tutarı neredeyse hiç azalmadı; hâlâ ana para seviyesinde görünmeye devam ediyor. Bu durumun aşırı ve hakkaniyete aykırı faiz uygulamasından kaynaklandığını düşünüyorum.
Borç nedeniyle hissedar olduğum, dedemden kalma ev için icra takibi başlatıldı ve evin satışı için bilirkişi gönderileceği, evime haciz memurlarının geleceği şeklinde sürekli baskı yapılıyor. Miras yoluyla hissedar olduğum bu evin satışa çıkarılması ve bu şekilde psikolojik baskı yapılması beni ve ailemi çok zor durumda bırakıyor.
İlgili borca ait dosya numarası olarak 4440049 bilgisini paylaşmak istiyorum. Yapı Kredi Bankası’ndan beklentim, öncelikle söz konusu faizlerin makul ve adil bir şekilde yeniden değerlendirilmesi, toplam borcun gerçek ve makul seviyeye çekilmesi, dedemden kalma hisseli evimin icra yoluyla satışının iptal edilmesi ve üzerimde oluşturulan bu psikolojik baskının sonlandırılmasıdır.
Yaşadığım bu süreçte banka tarafından daha adil, şeffaf ve çözüm odaklı bir yaklaşım bekliyorum.
Gelişme
Zor bir dönemden geçerken, Yapı Kredi Bankası’na ait kredi kartı borcum nedeniyle dosyam Mia Avukatlık Bürosu’na devredildi. Yaklaşık 1 haftadır bu büro tarafından yapılan telefon görüşmelerinde kullandıkları üslup ve baskıdan son derece rahatsızım.
Görüşmelerde açıkça eve haciz memuru göndereceklerini, kapı açılmazsa ikinci gelişte çilingir ile içeri girileceğini söylüyorlar. Ayrıca dedemden kalan, birden fazla hissedarı olan ve benim de varisi olduğum 9 hisseli ev için bilirkişi gönderip evi satışa çıkaracaklarını ifade ediyorlar. Yaklaşık 150 bin tl civarındaki bir kredi kartı borcu için, bu şekilde hisseli aile evinin satılacağı yönündeki söylemler beni hem psikolojik olarak çok yıprattı hem de ciddi anlamda tehdit altında hissediyorum.
Maaşımdan icra kesintisi yapılabileceğini, bu süreçte zaten faiz ve masrafların da borca yansıtıldığını biliyorum ve tüm bu maddi yükün altında zor şartlarda yaşamaya çalışıyorum. Böyle bir durumda avukatların ve icra dairesinde çalışanların daha anlayışlı olması, insanları iyice köşeye sıkıştıran, tehditkar ve baskıcı bir dil yerine, insanca bir iletişim kurmaları gerektiğini düşünüyorum.
Ben 2 çocuk babasıyım ve bu baskılar nedeniyle aile düzenimin bozulmasından, eşime ve diğer hissedarlara bu durumu nasıl açıklayacağından büyük kaygı duyuyorum. Dededen kalan, birden çok kişinin hakkı bulunan bir evin satışa sürüklenmesi ihtimali hem aile içinde huzursuzluğa yol açıyor hem de bunun sorumluluğunu kimin üstleneceği konusunda beni derin bir çaresizliğe itiyor. Üstelik şeker ve kalp hastasıyım; tüm bu tehditler ve psikolojik baskı sağlığımı da olumsuz etkiliyor, kendimi köşeye sıkışmış ve çaresiz hissediyorum.
Borçlu olmam, bu şekilde baskı ve tehditvari konuşmaları kabul etmek zorunda olduğum anlamına gelmemeli. Ben borcumun yasal çerçevede, insan onuruna saygılı bir şekilde takibinin yapılmasını, evime ve aileme yönelik bu tarz tehdit içeren ifadelerin ve psikolojik baskının derhal son bulmasını talep ediyorum.
Kredi kartı borcum nedeniyle iki yıldır maddi ve psikolojik sıkıntı yaşıyorum. 117 bin tl borcumu yapılandırdım, 60 bin tl ödeme yaptım ama borç neredeyse aynı kaldı. Faizlerin haksız olduğunu düşünüyorum. Evime icra takibi başlatıldı, haciz memurları gelmekte, bu durum ailemi zor durumda bırakıyor. Bankadan faizlerin yeniden değerlendirilmesini, borcun makul seviyeye çekilmesini ve evin icra yoluyla satışının iptal edilmesini istiyorum. Şu ana kadar banka tarafından bir adım atılmadı, arama da gelmedi.













