Birmingham’a Zorunlu İniş, Yardım Eksikliği Ve Masraflar İçin Tazminat Talebi
8 Eylül 2026 tarihli TK 1931 sefer sayılı İstanbul – Londra Heathrow uçuşumuzda yaşadıklarımızı paylaşmak istiyorum. Uçağımız yaklaşık 40 dakika gecikmeli olarak havalandı. Londra Heathrow varışına yaklaşık 20 dakika kala, kaptan anonsuyla hava koşulları veya yoğunluk benzeri bir gerekçeyle Londra yerine Birmingham Havalimanı’na ineceğimiz bilgisi verildi ve Türkiye saati ile 18:00 civarında Birmingham’a indik.
İniş sonrasında yaklaşık bir saat boyunca uçağın içinde hiçbir açıklama yapılmadan bekletildik. Uçaktan indikten sonra ise havalimanında tek bir Türk Hava Yolları personeli dahi yoktu. Türkiye’deki çağrı merkezini aradığımızda da “oraya müdahale edemeyiz, kimseye ulaşamayız, bilgi veremiyoruz” tarzında son derece yetersiz ve çözüm sunmayan cümlelerle karşılaştık. Sahada da, telefon hattında da muhatap bulamamak bizim açımızdan kabul edilemez bir durumdu.
Bagajlarımızı almak için tamamen kendi imkanlarımızla, eşim ve iki çocuğumla birlikte, yaklaşık dört saat boyunca tüm bagaj bantlarını ve alanı dolaşmak zorunda kaldık ve ancak bu şekilde valizlerimize ulaşabildik. Bu süreçte hem fiziksel olarak çok yorulduk hem de çocuklarla birlikte ciddi bir stres yaşadık. Yorgunluktan bitap düştüğümüz için havalimanı çıkışında hızlıca bir şeyler yemek zorunda kaldık, ardından yine kendi imkanlarımızla Uber tutarak tren istasyonuna gittik ve saat 23:30 civarında havalimanından ayrılabildik.
Aslında varış noktamız Londra olmasına rağmen Birmingham’da bırakıldığımız için Londra’ya ulaşmak üzere tren bileti almak zorunda kaldık. Dört kişilik aile olarak tren yolculuğumuz yaklaşık 2,5 saat sürdü ve Londra’ya varınca tekrar Uber kullanarak otelimize ancak sabaha karşı ulaşabildik. Bu yaşananlar nedeniyle ilk gece için ödediğimiz bir günlük otel konaklamamız da fiilen yanmış oldu.
Yaşadığımız aksaklıklarla ilgili Türk Hava Yolları’na geri bildirim oluşturdum. Gelen cevapta, “beklediğiniz süre dışındaki masraflarınızla ilgili bir tazminatımız yok” denilerek, yaşadığımız mağduriyetin ciddiyeti dikkate alınmadan, adeta bizi çok da ilgilendirmiyor anlamına gelen, son derece yüzeysel ve kurumsal kimliğe yakışmayan bir yanıt verildi. Uçuş kaynaklı zorunlu olarak yaptığımız yaklaşık 225,23 dolar tutarındaki tren bileti ve yeme‑içme harcamaları ile 532,75 pound tutarındaki yanmış otel konaklama bedelini belgelendirmeme rağmen, gönderdiğim kredi kartı sliplerinde isim yazmıyor, fatura gerekli denilerek sürecin adeta üzerlerinden atılmaya çalışıldığını hissettim.
Bilet sahibi olarak adım Zeynep Taşar’dır ve tüm bu masraflar uçuşun planlanan varış noktasına ulaştırılamamış ve sahada hiçbir yönlendirme yapılmaması nedeniyle ortaya çıkmıştır. Türk Hava Yolları gibi kurumsal bir havayolunun, yolcusunu başka bir şehre indirip ortada bırakması, sahada personel bulundurmaması ve sonrasında da bu kadar ilgisiz ve standart bir yanıt vermesi bizi derinden hayal kırıklığına uğrattı.
Türk Hava Yolları’ndan, Birmingham’a zorunlu iniş nedeniyle yapmak zorunda kaldığımız tüm ulaşım ve yeme‑içme giderlerimizin, ayrıca yanmak zorunda kalan bir gecelik otel konaklama bedelimizin eksiksiz olarak iadesini talep ediyorum. Bunun yanında, yaşadığımız mağduriyetin büyüklüğü ve markaya duyduğumuz güvenin ciddi şekilde zedelenmesi nedeniyle, iyi niyet göstergesi olarak tarafımıza mil puan tanımlanmasını da bekliyorum.















