İş Bankası telefon bankacılığı personelinin yanlış ve eksik yönlendirmesi nedeniyle şu an Konya’da hacizli durumdayım. Bankadan bir süre önce arandım ve “ödeme sözü verir misiniz” denilerek borcuma ilişkin ödeme taahhüdü istendi. Ben de imkânlarıma göre bir ay iki gün sonrasına ödeme sözü verdim ve bu şekilde ödemeyi planladım.
Ancak bu görüşmeden çok kısa bir süre sonra, henüz verdiğim ödeme tarihine bile gelmemişken, bankadan haciz işlemlerinin başlatıldığına dair SMS aldım. Yani ödeme sözü verdiğim tarihten önce hakkımda haciz süreci başlatılmış oldu. Daha sonra banka personelleri bu borcun mobil bankacılık üzerinden ödenemeyeceğini, bizzat kendilerine ödeme yapmam gerektiğini sözlü olarak bildirdi.
Durumu banka avukatlarına ve hukuk bürosuna aktardığımda ise bana yardımcı olmadılar. Banka ile bu yönde bir iletişimlerinin olmadığını, sadece borç taksitlendirme işlemleri yaptıklarını söylediler. Hukuk bürosunda da kimsenin süreçten tam olarak haberdar olmadığı, yalnızca tahsilata ve taksitlendirmeye odaklanıldığı izlenimini edindim.
Toplam 111.000 TL civarında olan bu borç bir kredi borcu değil, harcama borcudur. Borcumdan kaçmıyorum, ödemek istiyorum; ancak telefonla verilen sözler tutulmadan, verdiğim ödeme tarihi beklenmeden, üstüne bir de bu süreçte oluşan faizlerle birlikte hacizli duruma düşürülmek istemiyorum. O gün telefonda konuştuğumuz şartlarda borcumu ödeyebilecekken, bu yaşanan süreç ve belirsizlik nedeniyle ödeme yapmadım.
İş Bankası her aramada sesli görüşmelerin kaydedildiğini belirtmektedir. Bu nedenle özellikle ödeme sözü verdiğim telefon görüşmesinin ses kayıtlarının incelenmesini, süreçte kimin hangi bilgiyi verdiğinin netleştirilmesini, verilen taahhüdün dikkate alınarak haciz sürecinin ve faizlerin gözden geçirilmesini talep ediyorum. Ben, o gün anlaştığımız şartlarda borcumu ödemek istiyorum ve haksız yere işleyen faizleri ödemek istemiyorum. Yaşadığım mağduriyetin giderilmesini ve bu konuda tarafıma yazılı ve net bir açıklama yapılmasını rica ediyorum.
Yorumlar