Havaist Personelinin Keyfi Davranışı Uçuş Kaçırma Riski Yarattı
28 Nisan sabahı saat 09.50 civarında Tüyap durağından Havaist otobüsüne binmek istedik. Dışarıdaki görevli, Tüyap’tan yaklaşık 10 kişi aldıktan sonra bir sonraki durakta 15 kişi alınacağını söyleyerek bizi bekletti ve araca almadan otobüsün devam etmesine sebep oldu. Otobüs gittikten sonra aynı görevli aslında otobüste yer olduğunu bize açıkça söyledi. Yani araçta yer olmasına rağmen, bizim bir önceki durakta olmamıza ve bekliyor olmamıza rağmen keyfi bir şekilde araca alınmadık.
Hem dışarıdaki görevliye hem de şoföre uçağımızın saat 12.30’da olduğunu, zamanımızın kısıtlı olduğunu özellikle ilettik, ancak buna rağmen herhangi bir çözüm üretilmedi ve umursamaz bir tavırla hareket edildi. Bu durum hem mağduriyet yaşamamıza hem de uçağımızı kaçırma riskiyle ciddi anlamda strese girmemize neden oldu.
Havaist gibi havaalanı yolcularını taşıyan bir firmanın, özellikle uçuş saati belirten yolculara karşı bu kadar duyarsız ve keyfi bir yaklaşım sergilemesini kabul edemiyorum. Personelin bu tutumunun incelenmesini, benzer durumların tekrar yaşanmaması için gerekli uyarı ve yaptırımların uygulanmasını ve mağduriyetimizin resmi olarak dikkate alınmasını talep ediyorum.
Merhaba Berkan Bey, Öncelikle yaşamış olduğunuz olumsuz deneyim adına üzgün olduğumuzu belirtmek isteriz. Tarafımıza iletmiş olduğunuz şikâyetiniz, kayıt altına alınarak ilgili birim yöneticilerimiz ve denetim ekiplerimiz ile paylaşılmıştır. Havaist olarak, müşteri memnuniyetini temel ilke edinen bir hizmet anlayışıyla çalışmakta ve yolcu geri bildirimlerini büyük bir hassasiyetle değerlendirmekteyiz. İletmiş olduğunuz konu, titizlikle ele alınacak olup, hizmet standartlarımızla bağdaşmayan ve misafirlerimizin konforlu yolculuk deneyimini olumsuz etkileyen personel davranışları tespit edildiği takdirde, gerekli idari işlemler İnsan Kaynakları birimimizce uygulanacaktır. Ek olarak, hattımızda ara duraklarımız bulunduğundan dolayı ara duraklardan yolcu alımı gerçekleştirilmekte olup, araçlarımız ana duraklardan boş koltuk bırakarak ayrılmak durumundadır. Sizlere bir sonraki seyahatinizde daha konforlu, güvenli ve memnuniyet odaklı bir hizmet sunabilmek adına çalışmalarımıza aralıksız devam etmekteyiz. Saygılarımızla,
Sayın Havaist Yetkilisi, Tarafıma iletilen yanıt, yaşanan mağduriyeti örtbas etmeye çalışan, önce özür dileyip hemen ardından bu özrü geri alan çelişkili bir metindir. Bu tutumu kesinlikle kabul etmiyorum. Olay anında yaşananlar, sadece bir personel hatası değil, Havaist’in taşımacılık mantığındaki temel bir bozukluktur:Uçağımızın saatini görevliye ve şoföre bizzat belirtmemize rağmen, otobüs bizi almadan hareket etmiş; hemen ardından duraktaki görevli ablamın ve benim yüzüme karşı araçta boş yer olduğunu itiraf etmiştir. Savunmanızda belirttiğiniz "ara duraklar için yer ayırma" mantığı tam bir fiyaskodur. Eğer önce gelen yolcu mağdur edilecekse, duraklardaki sıra kavramının ne anlamı kalmaktadır? Bu yaklaşımınız şu soruyu doğuruyor: Yolcularınızın araca binebilmesi için illa ilk durağa mı gitmesi gerekiyor? Eğer öyleyse ara durakları neden işletiyorsunuz? Yoksa ilk durağa gitsek dahi "bir sonrakilere yer ayırdık" diyerek bizi yine mi kapıda bırakacaksınız? Eğer araçlarınız yetmiyorsa, çözüm önce gelen yolcuyu kapıda bırakmak değil, sefer sayılarını artırmaktır. Bir tekel (monopoly) olmanın verdiği rahatlıkla sergilenen bu "yolcu bize mecbur" tavrı kabul edilemez. Havaist gibi bir kurumun, yolcularını "bir sonrakiler binecek" gibi tutarsız bir bahaneyle ve bizzat şahit olduğumuz telsiz diyaloglarıyla mağdur etmesi tam bir hizmet kusurudur. Bu mantık dışı uygulamayı ve personel itirafını detaylandırarak konuyu CİMER üzerinden resmi makamlara taşıyacağımı ihtar ederim. Tarafıma basma kalıp cümleler yerine, bu haksız sistemin nasıl düzeltileceğine dair somut ve resmi bir cevap bekliyorum. Gereğinin yapılmasını rica ederim.
Ayrıca, bu skandalın en üzücü ve utanç verici kısmı ise şudur: Durakta bizimle beraber bekleyen ve aynı şekilde araca alınmayan yabancı bir turist, yaşanan bu kaosu ve personelin tutarsız tavırlarını hayretler içinde izledi. Bizden durumu öğrendiğinde, yani 'otobüste yer olmasına rağmen keyfi bir kararla binemediğimizi' anladığında, yaşadığı şaşkınlık Türkiye'nin turizm imajı için kara bir lekedir. Havalimanı taşımacılığı gibi ülkenin vitrini olan bir sektörde, bir turiste bu 'ilkel' ve 'mantık dışı' uygulamayı reva görmek, Türkiye için çok kötü bir reklamdır. Kendi vatandaşını mağdur eden bu zihniyet, misafir olarak gelen yolcuların gözünde de ülkemizi 'güvenilmez ve düzensiz' bir konuma düşürmektedir.
















