Yıllardır Digiturk kullanıcısıyım. Yaklaşık 6 ay önce aylık 399 TL’lik kampanyalı bir paket üzerinden Digiturk ile anlaşma sağladım. Ancak yaşanan iletişim sorunu ve gecikme nedeniyle bu kampanyanın geçersiz sayıldığı tarafıma bildirildi ve 1.000 TL civarında bir fatura çıkarıldı.
O dönem bu tutara itiraz ettim ve üyeliğimin iptalini talep ettim. Süreçte yaşanan karışıklık nedeniyle cihaz iadesini zamanında gerçekleştiremedim ve bunun sonucunda dosyamın hukuk bürosuna devredildiği bilgisi verildi. 13.02.2026 tarihinde tarafıma tebligat geldi ve o gün itibarıyla yaklaşık 1.000 TL civarında olan borcun 9.800 TL olarak bildirildiğini öğrendim.
Bu süreçte ödeme kolaylığı talep etmeme rağmen hiçbir şekilde yardımcı olunmadı; tam tersine “evinize hacze geleceğiz” ve “iş yerinize haciz yazısı gönderilecek” şeklinde ifadelerle üzerimde psikolojik baskı kurulmaya çalışıldı. Ramazan ayında, ekonomik olarak zaten zor bir dönemden geçerken, yıllardır müşterisi olduğum bir firmanın beni bu şekilde bir hukuk süreci ve tehdit diliyle karşı karşıya bırakmasını kabul edemiyorum.
Borcu tamamen inkar etmiyorum; ancak makul bir ödeme planı sunulmadan, kısa sürede astronomik bir rakama ulaşan tutar ve kullanılan baskı dili nedeniyle ciddi bir mağduriyet yaşamaktayım. Digiturk’ten beklentim, borç kalemlerinin şeffaf ve detaylı şekilde açıklanması, fahiş görülen artışın yeniden değerlendirilmesi ve gelir durumuma uygun makul bir yapılandırma ve ödeme kolaylığı sağlanmasıdır.
Yaşadığım mağduriyetin giderilmesini ve sürecin daha insani, çözüm odaklı bir dille yönetilmesini talep ediyorum.
Yorumlar