Muhtemel Alacakların Haczi Hakkında Hatalı Karar
Kural olarak ileride doğması muhtemel bir hakkın haczi mümkün değildir. Özet: İleride doğması muhtemel alacakların kural olarak haczi mümkün değildir. Bu nedenle borçlunun doğmuş ve ileride doğacak hak ve alacaklarının haczi için üçüncü şahsa haciz ihbarnamesi gönderilmiş olması halinde üçüncü kişinin sorumluluğu haciz müzekkeresinin ulaştığı tarihteki fiili durumla sınırlıdır. İleride doğması muhtemel alacaklar yönünden sonuç doğurmaz.
Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Kural olarak ileride doğacak muhtemel bir hakkın haczi mümkün değildir. Bu nedenle İİK’nın 89. Maddesi gereğince 3. Şahsa, borçlunun nezdinde doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarının haczini şeklinde haciz ihbarnamesinin çıkarılması halinde 3. Şahsın sorumluluğu haciz müzekkeresinin kendisine ulaştığı tarihteki mevcut durumla (fiili durumla) sınırlı olacağından ileride doğacak, doğması muhtemel bu hakkın bu aşamada 3. Şahısça net olarak bilinmesi mümkün olmadığından bu şekilde çıkarılan haciz ihbarnamesi yukarıda açıklanan nedenle muhtemel alacaklar açısından sonuç doğurmaz. İcra mahkemesine başvuran borçlunun şikayetinin bu kurallar ışığında değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken istemin reddi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle İİK’nın 366. ve HUMK 428. Maddeleri uyarınca (bozulmasına), 22.10.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Gelişme
Yapı Kredi Bankası Buca şubesi maş hesabım dahil bütün hesaplarıma ileriye dönük blokaj uygulamış ileriye dönük bloke konulmaz devlettin Yargıtay'ın kararına uymayarak hesabımı temizlrmiyo şikayetçiyim Kural Olarak İleride Doğması Muhtemel Bir Hakkın Haczi Mümkün Değildir. Özet: İleride doğması muhtemel alacakların kural olarak haczi mümkün değildir. Bu nedenle borçlunun doğmuş ve ileride doğacak hak ve alacaklarının haczi için üçüncü şahsa haciz ihbarnamesi gönderilmiş olması halinde üçüncü kişinin sorumluluğu haciz müzekkeresinin ulaştığı tarihteki fiili durumla sınırlıdır. İleride doğması muhtemel alacaklar yönünden sonuç doğurmaz.
Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
Kural olarak ileride doğacak muhtemel bir hakkın haczi mümkün değildir. Bu nedenle İİK’nun 89. Maddesi gereğince 3. Şahsa, borçlunun nezdinde doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarının haczini şeklinde haciz ihbarnamesinin çıkarılması halinde 3. Şahsın sorumluluğu haciz müzekkeresinin kendisine ulaştığı tarihteki mevcut durumla (fiili durumla) sınırlı olacağından ileride doğacak, doğması muhtemel bu hakkın bu aşamada 3. Şahısça net olarak bilinmesi mümkün olmadığından bu şekilde çıkarılan haciz ihbarnamesi yukarıda açıklanan nedenle muhtemel alacaklar açısından sonuç doğurmaz. İcra mahkemesine başvuran borçlunun şikayetinin bu kurallar ışığında değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken istemin reddi isabetsizdir.
Sonuç: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle İİK’nun 366. Ve humk. 428. Maddeleri uyarınca (bozulmasına), 22.10.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.





