21 Nisan 2026 tarihinde saat 17.00 civarında, İstanbul Kartal Soğanlık bölgesindeki Kaya Çiftliği Atatürk Caddesi Mağaza 2’de satış danışmanı pozisyonu için bir iş görüşmesine katıldım. Görüşmem bölge müdürü ile gerçekleşti. Konuşma bozukluğu rahatsızlığım olmasına rağmen, kendime bir şans vermek ve işimi düzgünce yapabileceğimi göstermek için bu görüşmeye gittim. Konuşmam zaman zaman yavaşlayan ve daha kontrollü ilerleyen, fark edilen bir konuşma tarzı olsa da, günlük hayatımda işlerimi yapmama engel olacak düzeyde değildir.
Görüşme sırasında bana sağlıksal bir sorunum olup olmadığı soruldu. Ben de o anda heyecandan dolayı konuşmamın daha kötüleştiğini, normalde bu kadar belirgin olmadığını, sadece heyecandan dolayı böyle göründüğünü ifade ettim. Buna rağmen bana “Bence yardım almalısın, abi tavsiyesi olarak söylüyorum” şeklinde bir ifade kullanıldı. Zaten bu yaşıma kadar tedavi süreci yaşamış biri olarak, bu sözler karşısında kendimi değersiz ve yargılanmış hissettim. Ardından, “Şu an seni işe alsam, müşteriler karşısında da aynı şekilde yaparsan müşterilere karşı mahcup oluruz, sorun yaşarız” denilerek son derece kırıcı ve incitici bir söz daha söylendi.
Bugüne kadar hiçbir iş yerimde bu kadar yakışıksız ve ayrımcı bir konuşmayla karşılaşmadım. Olayın şaşkınlığıyla orada sadece “Teşekkür ederim, sağ olun” diyebildim; ancak eve gelir gelmez kendimi sorguladım, derin bir üzüntü ve hayal kırıklığı yaşadım. Bana bu şekilde hissettirmeye kimsenin hakkı olmadığını düşünüyorum. Üstelik görüşmede işe alındığım da söylenmiş olmasına rağmen, kullanılan bu ifadeler hem engelime hem de kişiliğime yönelik ayrımcı ve aşağılayıcı bir yaklaşım olarak beni derinden yaraladı.
Görüşme bittikten sonra mağaza müdürüyle telefonla yeniden görüştüm ve yaşadığım durumu anlattım. Kendisi bunun iyi niyetle söylendiğini, aşağılama kastı olmadığını belirterek benden özür diledi. Ancak iyi niyetle söylendiği iddia edilse bile, bir iş görüşmesinde bir adayın konuşma bozukluğu üzerinden bu şekilde yargılanması ve müşteriler karşısında “mahcup oluruz” denilmesi, benim açımdan kabul edilebilir değildir.
Kaya Çiftliği’nin bu yaşananlarla ilgili olarak başta bölge müdürü olmak üzere süreci detaylıca incelemesini, engelli veya konuşma bozukluğu yaşayan aday ve çalışanlara yönelik ayrımcı yaklaşımlara kesinlikle izin verilmemesini, insan kaynakları ve yönetici kadrolarına bu konuda eğitim verilmesini ve engellilik konusundaki tutum ve politikalarının gözden geçirilmesini talep ediyorum. Ayrıca tarafıma resmi ve yazılı bir özürde bulunulmasını, mümkünse bu sürecin sonuçları hakkında da bilgilendirilmek istediğimi Kaya Çiftliği yetkililerine önemle bildiriyorum.
Yorumlar