Pronet Yanıltıcı Fiyatlandırma ve Şeffaf Olmayan Sözleşme Nedeniyle Mağduriyet
Pronet Güvenlik sistemleri’nin satış temsilcisi ile yaptığım sözlü görüşmede, bana aylık 2.700 TL ödeme yapacağım açık ve net bir şekilde söylendi. Bu beyana güvenerek 01/12/2025 tarihinde hizmeti kabul ettim ve kurulumu yaptırdım.
Hizmet başladıktan sonra ise tarafıma hiçbir şekilde belirtilmeyen ve benim de kesinlikle kabul etmediğim şekilde aylık yaklaşık 8.000 TL gibi çok daha yüksek bir tutar yansıtıldı. Ücretten haberdar edilmediğim bu durumun yanıltıcı satış ve tüketiciyi aldatmaya yönelik bir uygulama olduğunu düşünüyorum.
Hizmeti yalnızca 10 gün kullanmış olmama rağmen, Pronet tarafından benden 39.000 TL cayma bedeli talep edilmektedir. Ödemeyi banka havalesi ile yapmam istendi, ancak bu fahiş cayma bedelini kabul etmiyorum. Bana yazılı sözleşme detayları açık ve anlaşılır şekilde açıklanmadı, gerçek ücretler baştan açıkça belirtilmedi ve cayma bedeli hakkında da şeffaf bir bilgilendirme yapılmadı.
6502 sayılı tüketicinin korunması hakkında kanun kapsamında, bu uygulamanın ayıplı hizmet, haksız şart ve aldatıcı ticari uygulama niteliğinde olduğunu değerlendiriyorum. Tarafıma çıkarılan 39.000 TL tutarındaki haksız cayma bedelinin iptal edilmesini, mağduriyetimin giderilmesini ve bu tür uygulamalar nedeniyle firma hakkında gerekli incelemenin yapılmasını talep ediyorum.
Sayın Yetkili, Sistemlerimiz üzerinden yapılan kontrollerde, tarafınızla imzalanan sözleşme maddelerinin açık ve net olduğu, fiyat bilgilerinin sözleşmede açıkça yer aldığı tespit edilmiştir. Sözleşme sonrasında, montaj öncesi gerçekleştirilen teyit aramasında 25.11.2025 tarihinde sözleşme maddelerine onay verdiğinize ilişkin ses kayıtları sistemimizde mevcuttur. Ayrıca, söz konusu sesli onay kaydı iptal talebiniz esnasında tarafınıza dinletilmiştir. İlaveten, imzalamış olduğunuz sözleşmenin ikinci sayfasında, tarafınıza yansıtılan bedeller açıkça belirtilmiştir. Tek seferliğe mahsus kurulum bedeli tahsil edilmiştir. Tarafınıza 8.000 TL tutarında herhangi bir bedel yansıtılmamıştır. Dilerseniz hesap ekstrenizi mailinize iletilmesini sağlatabiliriz. Yapılan incelemeler sonucunda, firma tarafından tarafınıza yönelik herhangi bir hatalı işlem bulunmadığı açıkça tespit edilmiştir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında, söz konusu uygulamanın ayıplı hizmet kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu durum, firmanın yürüttüğü süreçle herhangi bir şekilde bağlantılı olmayıp, tarafınızca onaylanan sözleşme ve kampanya koşullarına uygun olarak yürütülmüştür. Şikayetvar kanalı üzerinden tarafımıza iletmiş olduğunuz başvuruda da belirtildiği üzere; sizin de onayladığınız kampanya şartlarına göre, kampanya bitiş tarihinden önce sözleşmenin sonlandırılmasının talep edilmesi hâlinde, uygulanan kampanyalı indirim bedelleri tarafınıza yansıtılmaktadır. Bilgilerinize sunarız.
Satış aşamasında tarafıma sözlü olarak bildirilen aylık bedel 2.700 TL’dir. Satış temsilciniz tarafından bu tutar açıkça ifade edilmiş, bu bedel üzerinden onayım alınmıştır. Daha sonra tarafıma fiilen yansıtılan bedelin yaklaşık 8.000 TL olduğu görülmüştür. Bu durum, ayıplı hizmet ve yanıltıcı satış kapsamındadır. 2. Tarafınızca bahsedilen “sözleşmede yazıyor” savunması, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması hakkında Kanun’a göre tek başına geçerli değildir. Kanunun 61. Ve 62. Maddeleri uyarınca, tüketiciyi yanıltan veya eksik bilgilendirmeye dayalı sözleşmeler geçersizdir. Satış sırasında verilen sözlü beyanlar bağlayıcıdır. 3. Montaj öncesi yapılan teyit araması, satış aşamasında verilen yanlış bilginin hukuka aykırılığını ortadan kaldırmaz. Zira teyit araması, tüketicinin özgür iradesiyle ve şeffaf şekilde bilgilendirilerek yapılmış bir onay değildir; sözleşme imzalandıktan sonra gerçekleştirilmiştir. 4. Hizmetten yalnızca 10 gün faydalanmış olmama rağmen 39.000 TL cayma bedeli talep edilmesi, açıkça orantısız, fahiş ve haksız şarttır. 6502 sayılı Kanun’un 5. Maddesi gereği haksız şartlar tüketici açısından bağlayıcı değildir. 5. “Tarafınıza 8.000 TL yansıtılmadı” iddianız gerçeği yansıtmamaktadır. Banka hareketlerim, fatura/ekstre kayıtlarım incelendiğinde fiilen ödenen ve yansıtılan bedeller açıkça görülecektir. 6. Bu sebeplerle, tarafınızca talep edilen 39.000 TL cayma bedelini kesinlikle kabul etmiyorum. Aksi yöndeki tüm tahsilat girişimleri için Tüketici Hakem Heyeti, CİMER, Ticaret Bakanlığı ve gerekli görülmesi halinde adli mercilere başvuracağımı bildiririm. Yanıltıcı satış, ayıplı hizmet ve haksız şartlara dayalı bu sürecin tarafıma herhangi bir bedel yansıtılmadan derhal sonlandırılmasını talep ediyorum. Aksi halde doğacak tüm hukuki ve idari sonuçlardan firmanız sorumlu olacaktır. Bilgilerinize sunarım.
U: Yazılı Sözleşme Bulunmaması, Yanıltıcı Bilgilendirme ve Haksız Cayma Bedeline İtiraz Sayın Yetkili, Tarafıma iletmiş olduğunuz cevabi yazıyı kabul etmediğimi ve itirazımın devam ettiğini bilgilerinize sunarım. Öncelikle açıkça belirtmek isterim ki; tarafıma ait herhangi bir yazılı sözleşme ve ıslak imza bulunmamaktadır. Tarafımdan imzalanmış, fiziki ya da elektronik ortamda imza içeren bir sözleşme mevcut değildir. Bu husus, iddia edilen sözleşmenin hukuken geçerliliğini tartışmalı hale getirmektedir. Satış sürecinde tarafıma aylık 2.700 TL ödeme yapılacağı sözlü olarak bildirilmiş, ancak kısa süre içerisinde aylık yaklaşık 8.000 TL gibi çok daha yüksek bir bedel yansıtılacağı tarafımdan sonradan öğrenilmiştir. Bu durum, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması hakkında Kanun’un 5. Maddesi kapsamında ayıplı ve yanıltıcı hizmet niteliğindedir. Tarafınızca dayanak gösterilen sesli onay kaydı, tüketicinin eksik ve yanlış bilgilendirilmesi sonucu alınmış olup, yazılı sözleşme ve imza olmaksızın tek başına bağlayıcı kabul edilemez. Nitekim mesafeli satışlar dahil olmak üzere, tüketicinin açık, net ve yazılı olarak bilgilendirilmesi ve bu bilgilerin tüketiciye sunulması yasal bir zorunluluktur. Tarafımca hizmetten yalnızca 10 gün süreyle yararlanılmış olmasına rağmen, 39.000 TL gibi fahiş bir cayma bedeli talep edilmesi, orantısız ve haksız şart niteliği taşımakta olup 6502 sayılı Kanun’un 4, 5 ve 6. Maddelerine açıkça aykırıdır. Ayrıca tarafıma sunulduğu iddia edilen kampanya şartları, yazılı ve imzalı olarak tarafıma tebliğ edilmemiştir. Bu nedenle, tüketicinin bilgilendirildiği ve bu şartları kabul ettiği iddiası hukuken geçerli değildir. Bu nedenlerle; Tarafımdan yazılı ve imzalı sözleşme bulunmaması, Satış aşamasında yanıltıcı sözlü beyanlarda bulunulması, Kısa süreli kullanım sonrası fahiş cayma bedeli talep edilmesi, sebepleriyle, tarafıma yöneltilen tüm cayma bedeli ve ödeme taleplerini kabul etmiyorum. Aksi yöndeki ısrarlı taleplerinizin devam etmesi halinde; Tüketici Hakem Heyeti, CİMER, Ticaret Bakanlığı ve ilgili yargı mercileri nezdinde yasal haklarımı sonuna kadar kullanacağımı, ayrıca sürecin ayıplı hizmet ve haksız ticari uygulama kapsamında değerlendirilmesi için başvuruda bulunacağımı bilgilerinize sunarım. Bilgilerinize arz ederim.
Konu: Yazılı Sözleşme Bulunmaması, Eksik ve Yanıltıcı Bilgilendirme, Ses Kaydı Talebi ve Haksız Cayma Bedeline İtiraz hakkında Sayın Yetkili, Tarafıma iletmiş olduğunuz cevabi yazıyı kabul etmediğimi, hukuki itirazlarımın aynen devam ettiğini ve aşağıda belirtilen hususların tarafınızca dikkate alınmasını ihtaren bildiririm. 1. Tarafımca imzalanmış herhangi bir yazılı sözleşme bulunmamaktadır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması hakkında Kanun ve ilgili Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği uyarınca, tüketicinin açık, net ve yazılı iradesi bulunmadan sözleşme hükümlerinin bağlayıcı olduğu iddia edilemez. Yazılı imzam olmaksızın tarafıma uzun süreli ve yüksek bedelli bir yükümlülük yüklenmesi hukuka aykırıdır. 2. Satış sürecinde tarafıma aylık 2.700 TL ödeme yapılacağı açıkça beyan edilmiş, ancak sonradan aylık 8.000 TL seviyesinde bir bedel çıkarıldığı tarafımca öğrenilmiştir. Bu durum, satış anında yanıltıcı ve eksik bilgilendirme yapıldığını göstermektedir. Bu husus, 6502 sayılı Kanun’un 5. Maddesi (Haksız Ticari Uygulamalar) kapsamında açık bir ihlaldir. 3. Tarafınızca dayanak gösterilen ses kaydı, tarafıma tam ve eksiksiz şekilde dinletilmemiştir. Ses kaydı dinletilirken yalnızca belirli bölümler tarafıma aktarılmış, ancak kayıt içerisinde benim “bana söylenen fiyat ile şu an belirtilen fiyat aynı değil” şeklindeki açık itirazımın bulunduğu kısım özellikle yarım bırakılmıştır. Bu beyanıma ilişkin ses kaydı halen tarafınızın kayıtlarında mevcuttur. 4. Eksik dinletilen bu ses kaydına rağmen, hukuka aykırı şekilde 39.000 TL cayma bedeli çıkarılması, dürüstlük kuralına ve tüketici hukukunun temel ilkelerine açıkça aykırıdır. Tarafımca hizmet yalnızca 10 gün kullanılmış, buna rağmen kullanılmayan ve fayda sağlanmayan bir dönem için fahiş cayma bedeli talep edilmiştir. 5. 6502 sayılı Kanun’un 13. Ve 15. Maddeleri uyarınca, tüketiciye vaat edilen hizmet ile sunulan hizmet arasında esaslı fark bulunması halinde, bu durum ayıplı hizmet kapsamında değerlendirilir. Tarafıma bildirilen fiyat ile fiilen yansıtılmak istenen bedel arasındaki uçurum bu kapsamda açık bir ayıptır. Bu nedenlerle; Tarafıma ait ses kaydının tamamının, kesintisiz ve eksiksiz şekilde tarafıma yazılı olarak iletilmesini, Hukuka aykırı şekilde çıkarılan 39.000 TL cayma bedelinin derhal iptal edilmesini, Aksi halde, Tüketici Hakem Heyeti / Tüketici Mahkemesi, CİMER ve gerekli diğer yasal merciler nezdinde tüm yasal haklarımı kullanacağımı, ayrıca ses kaydının bilirkişi incelemesine su





















