İş Bankası'nın Haciz Ve Araç Yakalama Uygulaması Mağduriyet Yaratıyor
İş Bankası ile taksitlendirdiğimiz kredi kartı borcunu düzenli aralıklarla öderken, eşim işsiz kaldığı sürede (2–3 ayda bir) ödeme yapmamıza rağmen; daha sonra, 5 ay sonra işe başlayan eşimin borcunun 90 günü geçmesi üzerine banka, eşimin maaşına haciz koymuş ve aynı zamanda eşimin adına kayıtlı aracın yakalanması yönünde işlem başlatmıştır.
Zaten maaş hacziyle borç taksitle ödenecekken, aracı yakalatmak ailemizin hayatını olumsuz etkiliyor. Eşim hasta, çocuklarım var ve işe gidip gelmek için bu araca mecburum. Bankanın bu uygulaması hem insani değil hem de çözüm odaklı değildir. Bu süreçte yapılan tüm ödemelere ve iyi niyetimize rağmen, tarafımıza hiçbir kolaylık gösterilmemiştir.
Türkiye İş Bankası, 26 Ağustos 1924 tarihinde M****** K**** A******’ün talimatıyla kurulmuştur. A******, bu bankayı kendi çıkarı için değil, Türk halkının ekonomik özgürlüğü ve refahı için kurmuştur.
Bugün gelinen noktada, İş Bankası’nın bu tür uygulamaları A******’ün ilkelerini hiçe sayan, halkı zor durumda bırakan, kamu yararına aykırı bir yaklaşım sergilemektedir. Bu durum, A******’ün mirasına ve bankanın kuruluş felsefesine açık bir ihanettir.
Bu nedenle;
Maaş haczi devam ederken aracın yakalanma işleminin derhal durdurulmasını,
Borcun maaş kesintisiyle tahsil edilmesi yönünde yazılı teyit verilmesini,
Bankanın bu haksız uygulamasının incelenmesini,
Ve halkın refahı için kurulmuş bu bankanın yeniden kamu yararına hizmet eder hale getirilmesini (kamulaştırılmasını) talep ediyorum.
A******’ün kurduğu bir banka, halkı ezmek için değil; halkın yanında durmak için vardır.
Gelişme
Türkiye İş Bankası ile yaşadığım icra süreci nedeniyle hem maaşımdan kesinti yapılmakta hem de aracıma yakalama konulmuş durumda ve bunun tamamen haksız ve ölçüsüz olduğunu düşünüyorum.
Yaklaşık son 2 aydır maaşım üzerinden düzenli olarak haciz kesintisi yapılıyor ve banka alacağını zaten her ay maaşımdan tahsil ediyor. Buna rağmen aracıma ayrıca yakalama kararı konulmuş olması, günlük hayatımı ve işe gidiş gelişimi doğrudan olumsuz etkiliyor. Söz konusu araç, çalışmaya devam edebilmem için zorunlu bir ulaşım aracı niteliğinde.
Bu durumla ilgili banka ve ilgili birimlerle görüştüğümde, “bankanın inisiyatifi” gibi, kanunda açık bir dayanağı olmayan, tamamen keyfi olduğunu düşündüğüm bir gerekçe ile karşılaştım. Maaş haczi zaten devam ederken, üstüne bir de araç yakalatma yoluna gidilmesini hukuka ve hakkaniyete aykırı buluyorum.
Ben, borcumun maaşımdan kesilmeye devam etmesine itiraz etmiyorum, yalnızca aracım üzerindeki yakalama uygulamasının kaldırılmasını ve takibin sadece maaş haczi üzerinden sürdürülmesini talep ediyorum. Bu keyfi uygulamanın gözden geçirilmesini, mağduriyetimin ivedilikle giderilmesini istiyorum.
















