22/10 günü, Maslak şubesinden bir emzirme sutyeni satın aldım. Ancak eve döndüğümde ürünün üzerinde hala güvenlik alarmı olduğunu ve bu alarm nedeniyle ürünü kullanamayacağımı fark ettim. Üstelik, ürünün hem iç hem de dış kısımlarında kirliydi.
24/10 günü, bu sorunlu ürünü iade etmek ve aynısını yenisiyle değiştirmek için mağazaya geldim. Kasada, ürünü iade etmek istediğimi ve sadece aynı ürününü istediğimi açıkça belirttim. Üzerindeki sökülmemiş alarm dolayısıyla zaten kullanmadığımı kanıtladım. Ürünün üzerindeki lekeleri görünce değişim yapacaklarını söyledi. Mağazanın arka tarafına gittiğimizde, para iadesi yapacağını söyledi. Ben de "peki ben bu ürünün aynısını geri alabilir miyim? " diyerek birden fazla defa onay aldım. Bunun üzerine bana uzatılan hediye kartı belgesini imzaladım.
Sonra, iade ettiğim ürünün aynısından (renk, boy dahil hepsi aynı) alıp kasaya geçtim. Kasada hediye kartına ek olarak 50 lira civarında bir ödeme yapmam gerektiğini söylediler. Ek ödemeyi kabul etmeyeceğimi ve kusurlu bir ürünü değiştirmek için ekstra ücret ödemenin gerekmediğini belirttim. Sonra bana "ürünün fiyatının eski fiyatından yeni fiyata yükseldiği" gibi anlamsız bir bahane sunuldu. Ben, ürünü iade etmek istediğimi ve aynısını geri almak istediğimi daha önce belirtmiştim. Ek bir ödeme yapmak zorunda olmadığımı vurguladım ve hediye kartını kasada bırakarak mağazadan ayrıldım.
Ancak, mağaza yetkilisi olayın büyümesine neden oldu. Otopark kapılarını üzerime kapatıp arabamın çıkmasına izin vermediler ve bu durumun ciddi bir suç olduğunu belirtmeme rağmen hala açmamakta ısrar etti. Olayı çözmeye çalışmak istediğimden polisi çağırmadım ve mağazanın yöneticisinin gelmesini bekledik. Mağaza yöneticisi gelene kadar sesimi dahi yükseltmedim. Ancak, mağaza yöneticisine sakin bir şekilde durumu anlattığımda şaşkına döndüm. Çünkü, açıkça haklı olduğum bir konuda yönetici sürekli bağırarak hırsızlık ithamlarında bulunuyordu. Bu ürünün parasını 2 gün önce ödediğimi belirtmeme rağmen, "o isler öyle olmuyor. Prosedürler var" diyerek suçlayıcı bir dil kullanmaya devam etti. Kusurlu ve kullanılmamış bir ürünü değiştirmek için ekstra para ödemenin kabul edilemez olduğunu vurguladım. Buna rağmen, "banane, belgeyi imzalamasaydınız" diyerek sanki suçlu benmişim izlenimi oluşturdu. Durumu sakin bir şekilde anlatmama rağmen, yetkili "ne biçim üslubunuz var"dedikten sonra ben de sesimi yükseltmeye başladım."ben bu ürünün parasını cepten ödeyeyim" diyerek duygu manipülasyonuyla beni suçlu hissettirmeye çalıştı.
Yorumlar