Normal MR Raporu Olmasına Rağmen Axa’nın %30 Ek Prim Ve %40 Katılım Şartı

Yaklaşık 4 yıldır Axa Sigorta müşterisiyim. Bu süre boyunca tamamlayıcı sağlık sigortası poliçelerimi güvenerek yeniledim ve bugüne kadar kurum hakkında olumsuz bir deneyim yaşamadım. Ancak 12 Haziran tarihinde yenilenecek olan son poliçem öncesinde karşılaştığım uygulama nedeniyle ciddi bir mağduriyet yaşadığımı düşünüyorum. İlgili poliçe numaram 6441235’tir.
2024 yılında evimde yaşadığım basit bir kaza sonucu alnımı mutfak dolabına çarptım. Tedbir amaçlı olarak acil servise başvurdum ve herhangi bir risk olup olmadığını kontrol etmek amacıyla Beyin bt çekildi. Raporda beyin kanaması olmadığı açıkça belirtilmesine rağmen, tesadüfi olarak görülen bir bulgu nedeniyle Axa tarafından tarafıma %30 ek prim uygulandı.
Bu karara itiraz ettim ve süreç içerisinde benden talep edilen tüm bilgi ve belgeleri eksiksiz olarak sundum. Hatta durumun netleşmesi adına kontrastlı (ilaçlı) beyin MR’ı çektirdim. Yaşadığım kaygı, stres ve ek tetkik sürecine rağmen çıkan sonuç son derece açıktı. MR raporumda “Normal sınırlarda kontrastlı kranial mrg bulguları” ve “Benign dural kalsifikasyon” ifadeleri yer almaktadır. Yani herhangi bir beyin hastalığı, tümör, kötü huylu oluşum veya tedavi gerektiren nörolojik bir rahatsızlık bulunmamaktadır.
Buna rağmen Axa, uyguladığı %30 ek primi kaldırsa da bu kez “kafa içi patolojiler ile ilgili giderler ve tüm komplikasyonlarında yatarak tedavilerde %40 katılım” şartı getirerek yeni bir kısıtlama uygulamıştır. Normal sınırlarda olduğu resmi MR raporu ile ortaya konulmuş, iyi huylu olduğu belirtilmiş ve herhangi bir hastalık tanısına konu olmayan bir bulgu nedeniyle neden hâlâ kısıtlamaya tabi tutulduğumu anlamakta güçlük çekiyorum.
Yıllardır müşterisi olduğum Axa Sigorta’nın, sağlık açısından normal kabul edilen bir MR sonucuna rağmen bu yaklaşımı sürdürmesini hayal kırıklığıyla karşılıyorum. Sigortanın amacı kişileri korumak iken, herhangi bir hastalık tanısı bulunmayan bir müşterinin bu şekilde kısıtlanmasını hakkaniyetli bulmuyorum. Defalarca açıklama istememe rağmen tatmin edici ve tıbbi olarak ikna edici bir gerekçe tarafıma sunulmamıştır.
Konuya ilişkin mağduriyetimin giderilmesini, uygulanan %40 katılım şartının kaldırılarak poliçe koşullarımın tıbbi raporlarım doğrultusunda yeniden değerlendirilmesini ve Axa Sigorta’nın müşteri memnuniyetine yakışır, hakkaniyetli bir yaklaşım sergilemesini talep ediyorum.
Sn. E. tarafından siteniz aracılığı ile yansıyan şikayet konusu, Şirketimiz tarafından değerlendirilmeye alınmıştır. Konu hakkında ayrıca bilgi aktarımı sağlanacaktır. Saygılarımızla, AXA SİGORTA A.Ş. Müşteri Şikayet Yönetimi
Sn. E. tarafından siteniz aracılığı ile yansıyan başvuruya ilişkin kontroller yapılmıştır. Değerlendirme neticesinde görüş ve karar değişikliği bulunmadığını ve sigortalıya yazılı bilgilendirme yapıldıgını bilgilerinize sunarız. Saygılarımızla, AXA SİGORTA A.Ş. Müşteri Şikayet Yönetimi

Tarafınıza defalarca, bu kararın hangi tıbbi değerlendirmeye dayanılarak alındığını öğrenmek istediğimi ilettim. Özellikle; kararın hangi hastane raporuna, hangi tıbbi görüşe, hangi uzmanlık branşına ve hangi hekim değerlendirmesine dayanılarak verildiğinin tarafıma yazılı, imzalı ve kaşeli şekilde bildirilmesini talep ettim. Ancak bugüne kadar bu talebime ilişkin somut bir cevap verilmemiştir. Tarafıma yalnızca kararın uygulandığını bildiren genel nitelikte yanıtlar iletilmiş, ancak kararın dayanağı olan tıbbi değerlendirmenin kim tarafından, hangi gerekçe ile yapıldığı açıklanmamıştır. Benim talebim kararın sonucu değil, kararın gerekçesidir. Normal sınırlarda olduğu raporlanan ve “benign dural kalsifikasyon” olarak değerlendirilen bir bulgu nedeniyle, herhangi bir hastalık tanısı bulunmayan bir sigortalının hangi bilimsel ve tıbbi gerekçeyle “kafa içi patoloji” kapsamında değerlendirildiğinin açıklanmasını istemek en doğal hakkımdır. Ne yazık ki Axa Sigorta, bu soruma cevap vermek yerine aynı kararı tekrar etmeyi tercih etmektedir. Bu yaklaşım şeffaflıktan uzak olduğu gibi, yıllardır müşterisi olan bir sigortalıya hastalık tanısı konulmuş gibi muamele edilmesi sonucunu doğurmaktadır.

Axa Sigorta, defalarca talep etmeme rağmen kararının tıbbi dayanağını paylaşmamaktadır. Benim sorum son derece nettir: Bu karar hangi doktor tarafından verilmiştir? Hangi uzmanlık branşı tarafından değerlendirilmiştir? Hangi tıbbi görüş veya rapor doğrultusunda “benign dural kalsifikasyon” bulgusu, gelecekte oluşabilecek tüm kafa içi patolojiler açısından risk kabul edilmiştir? Tarafıma gönderilen yanıtlarda bu soruların hiçbirine cevap verilmemekte, yalnızca “şirket risk kabul kriterleri” ifadesi tekrarlanmaktadır. Oysa elimde bulunan güncel kontrastlı beyin MR raporunda “Normal sınırlarda kontrastlı kranial mrg bulguları” ve “Benign dural kalsifikasyon” ifadeleri açıkça yer almaktadır. Herhangi bir beyin hastalığı tanısı, tümör, tedavi gerektiren nörolojik rahatsızlık veya takip gerektiren patoloji bulunmamaktadır. Buna rağmen yıllardır müşterisi olduğum Axa Sigorta tarafından, hastalık tanısı bulunmayan bir kişi olarak “kafa içi patolojiler” kapsamında değerlendirilmekteyim. Kararın tıbbi gerekçesinin açıklanmaması ve sadece şirket politikası denilerek geçiştirilmesi şeffaflık ilkesine aykırıdır.













